Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

FB’nin yenilmesini isteyen adam

26 Nisan 2011, Salı - 15:12
Konya-Beşiktaş maçı başlamadan önce Yılmaz Vural ve Tayfur Havutçu’nun samimi tebrikleşmesi; bana, sporun insanlık adına en güzel şey olduğunu bir kez daha hatırlatıyor..
Beşiktaş alt yapısından yetişen ve Balıkesir’de trafik kazasında hayatını kaybeden Emre için saygı duruşu yapılıyor maç öncesi..
İçime bir burukluk giriyor..
Hayat ve futbol aslında hayatın iç içe geçmesidir ya..
Aklıma Atilla İlhan’ın dizeleri geliyor..
“Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet” 
Evet gerçekten de 
“Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet” vardı bugün..
İlk korneri BJK attı..
Ama etkisiz bir korner..
Hani matematikteki “Etkisiz eleman” gibi..
“ 1”  (Bir) yani..
Kendi vardır ama ETKİSİ YOKTUR..  
Çarpma ve bölmede elbette..
Çıkarma ve toplamada minicik bir (1) katkısı vardır.. 
(Gerçi bazı durumlarda sadece 1 derecelik sapmanın 100 metrede ne kadar olduğunu bilmiyor musunuz? 200, 300 ya da 1 kilometrede ne kadar bir sapma yaptığını..  ONU DA SONRA ANLATIRIM..)
Fakat..!!
18 dakika oldu zevksiz, heyecansız,
Hani berberlerin dediği gibi “Kıldan tüyden” bir maç izliyoruz..

Bu arada matematikte bir de “0” vardır.. 
Gerçek namını, “YUTAN ELEMANDAN” alır..
“Çarpmada”  YUTAR ama..!! 
Diğer işlemler de O da ETKİSİZ ELEMANDIR..
Ama “yuttuğu” için büyük şanı oradan gelir..
“1” yutmaz.. 
YUTMA, “0”ın ayrı bir üstünlüğüdür..
Bu yüzden ben futbolu, MATEMATİĞE DE BENZETİRİM kimi zaman..!!
20. dakikada Necip sayesinde kazanılan ve Quaresma’nın kullandığı, kaleyi 18’in tam önünden hem de tam cepheden gören duran top vuruşu, evlere şenlikti..
Etkisiz, “tıngır mıngır” bir vuruş..   
Dakikalar öyle anlamsız geçiyor ki, 23 olunca Ernst sakatlandı ve çıktı.. MEHMET GİRDİ..!!
Bugün sanırım biraz “Anlamsızım” biraz da Umarsızım..!! Nedense..!!?
Ve 31. dakikada Konya 1-0 öne geçti.. Konyalı'nın şahane kafa vuruşuyla..
Maç, ilk yarının sonuna doğru hızla ilerliyor..
39. dakikada Beşiktaş’ın ETKİSİZ ATAĞINI görünce
Hemen hatırlıyorum;  ilk dakikalarda kameralar, yedek kulübesinde GUTİ’yi göstermişti..
Hemen arakasından Konya bir gol daha kaçırıyor..
Kafamda, işlemlerine göre elbette, Matematiğin “Etkisiz” ve “Yutan” elemanları “1” ve “0”ın yeşil sahalardaki ETKİSİNİ DÜŞÜNÜYORUM..

Tıpkı, KURU FASULYENİN PİLAV ÜZERİNDEKİ FAŞİST BASKISI GİBİ..!!
Ve ilk yarı bitiyor bu arada..
2. yarı başladı..
Konya’nın üst üste yarattığı tehlikeler, televizyonda tekrarlarla veriliyor..
Dakika 50’yi çoktan geçti bile..

Benim aklım ise “1”, “0”, Kuru fasulye-pilav” ve Beşiktaş üçleminde..  
Hani okulda öğrenciyken, “Bize öğretilen denklemler hayatta bize nasıl lazım olacak” diye serzenişte bulunur insan ya.. Öğrenciyken hani..!!
Yıllar geçer de O pek sevilmeyen Matematiğin, hayatın içindeki ACIMASIZ yerini; bakkaldan ekmek alırken, ev sahibi kira isterken veya maaş aldığınızda, faturalar eve geldiğinde, ihtimal işsiz kaldığınızda somut olarak idrak edersiniz oysa.. Hem de ne idrak..!!
Siz hiç matematiğin; aslında, HAYAT ve futbolun temelini oluşturduğunu  hiç düşündünüz mü..? Hatta, yaradılışın..!!
(Aklıma sınavlarda yapılan matematiksel şifreleme geliyor, Şehven.. Tabi YERSEN..!!
Maçı izlerken kendimi tutamayıp acı acı gülüyorum..) 
Oysa ben, matematiğin basit görünümünü anlatıyorum size..!!  
Öyle derinlemesine değil yani.. Basit bir betimleme yöntemi ile..

Spikerin sesini duyuyorum bu arada, “63 dakika geride kaldı” diyor..
Dakikalar 68 olunca ben de yüreğimin en güzel yerinden 
“SİZ BU OYUNLA KUPAYI matematiksel olarak biraz ZOR GÖRÜRSÜNÜZ” diyorum.. 
Maçı seyredebilmek ve yazı yazmak için Oğuz Güven’den “Yarım saat erken çıkabilir miyin?” diye izin istediğimde –Sıkı Fenerli ya..- bana,“İddia yok, bi’şey yok, Gerçekten bu maçı izleyecek misin?” diye sordu.. Sorunun içindeki “Alayı”, yani o ince hicvi anlamayacak kadar saf değiliz.. “Sen çocuğunu seyretmez misin” dedim.. “Ne alakası var şimdi, Guti çocuğun mu..?” diye “ince göndermeye” devam ediyor..    

Bu arada, 74. dakikada Konyalı arkadaş, futbol maçında voleybol oynayınca hakem penaltı verdi. Q7 ters köşe yaptı.. 1-1
Bakın şimdi, burası çok önemli.. İşler ters gitmeye başlayınca, takımlarda, topluluklarda, gruplarda iç kavgalar başlar.. İşte, Nihat ve Quaresma böyle tartışmaya başlamışlardı. Q7 golü atınca Nihat onu tebrik etti.. Bu, takım için çok önemliydi ama..
Tam “Rahatladık” diyecekken Necip 79’da kırmızı kart gördü.. BİNGOOO..!!
Konya 11, Beşiktaş 20 kişi..!!
Artık “dakika doksan ya evde yoksan” durumu var bende..
İhtimal, Oğuz Güven düdük çalar çalmaz beni arayacak..!! Oğuz Güven aramazsa Meriç Tunca arayacak..!!
Misal; ben ona yine, “Sevdim bir kere bu takımı, ne yapayım, diyeceğim..!!” derken,
Telefonum çalıyorum.. 
Bir bakıyorum, kalbim TAŞİKARDİ durumunda..!! 
“Taktuka taktuka” atıyor..!!  Neden..?
Telefonun ekranında Fatih Çekirge yazıyor.. Haberle yatıp kalkan adam yani..
 “Al işte büyük Müdür aradı..!!” diye düşünüyorum ve ürkek, açıyorum telefonu.
Bu arada, Fenerbahçe’nin yenilmesini isteyen adam var ya, O benim..
Neden?
Çünkü, Fenerbahçe pazar geceleri, özellikle önemli maçlarda yenilgi alırsa PAZARTESİ trafiği inanın, Pazar sabahı trafiği gibi oluyor.. Deneylerle sabittir bu..

İşte, ben bu yüzden, kendimi düşünerek Fenerbahçe’nin yenilmesini istedim..
“Buca galip gelseydi trafik ne güzel hoş, bana göre boş olacaktı..”
Yalan yok, kesinlikle düşüncem buydu..!!
Neyse, OC kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan CAN..!!