Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Eylül geldi yine...

06 Eylül 2016, Salı - 11:50
Eylül hüzün ayıdır diyorlar, hadi ordan! Çok severim Eylülü. Kim bilir, belki de doğduğum ay oluşundan. Eylül renk cümbüşüdür. Ağaç yaprakları yeşilden sarıya, turuncuya, kırmızıya döner ya hani, içim içime sığmaz. Doğanın ölümü diyorlar Eylül için. Pehhh... Ölüm karanlıktır, Eylül ise rengarenk...
Yeniden doğacağını, tazeleneceğini bile bile hüzünlenmek niye? Adının İngilizce karşılığı "September" olan, Latince 7 anlamına gelen "Septem" den gelir Eylül ve M.Ö. 153'e kadar, eski Roma takviminde 7. ay idi. Eylül bereket ayıdır. Yağmurlarla şifa bulur hem toprak hem ruhumuz. Gökkuşağı ayıdır Eylül. Her yağmur sonrası beliren 7 renk umut verir. Mitolojide Antik Yunan Tanrıçası İris'in sembolüdür gökkuşağı. İris'in görevi gökyüzü ile yeryüzü arasında bağlantı kurmaktır. Tanrıların Tanrısı Zeus'un müjdeli haberlerini gökkuşaklarıyla verir İris insanlara. Yağmur, bereket ve umut ayıdır... 
Gizem ayıdır Eylül, 7'nin gizemini taşır. Pisagor'a göre 7 Evrenin tümü; Tanrısal güç olan 3 ile dünyayı simgeleyen 4’ün toplamı ya da Tanrının dünya ile birleşimidir. 7'nin gizemine bir iki örnek vermek gerekirse; hafta 7 gündür, dünyanın etrafında 7 gezegen vardır, insanın 7 çakrası vardır, gökyüzü 7 kattır, gökkuşağı 7 renktir, nota sayısı 7'dir, dünyanın 7 harikası vardır. Adını 7'den alan Eylül gizemli sonun başlangıcıdır aslında.
Ve Kestane zamanıdır Eylül. Ocakta çıtır çıtır pişerken eve yayılan kokusu ise huzurdur. Av yasağının kalkmasıyla balığa doyduğumuz, rakı balığın tavan yaptığı zamanlardır. Okulların açılmasıyla birlikte çocukların arkadaşlarına kavuştuğu, şehrin canlandığı, adanın ise tenhalaştığı aydır. Adanın en sevdiğim zamanıdır Eylül. Kavurucu sıcaklar yoktur artık bizi bunaltan. Güneş hala ısıtır içimizi, arada esen rüzgarsa ürpertir hafiften. En romantik aydır Eylül. Yaz aşklarına inat kalıcı aşklara delalettir. El ele yağmur altında yürüyüşlerin mevsimidir.
Yağmur sesi eşliğinde balkonda kahve içip kitap okumanın tadına doyum olmadığı günlerdir. Kırlangıçlar göç ederken sıcak diyarlara, turşuların, likörlerin, reçel ve salçaların hazırlanıp evlerin bereketlendiği aydır Eylül. Sonbaharın başlangıcıdır Eylül. Bizi patlayan enerjisiyle halsiz bırakan ilkbaharın, sıcaktan bezdiren yazın aksine canlandıran, yeniden doğuşa hazırlayan aydır. İşte bir Eylül akşamı... Balkonda oturmuş denizi izliyorum. Fonda Beethoven'ın Moonlight Sonata'sı çalıyor. Ne tepemde vızıldayan sivrisinekler var ne de sıcaktan yapış yapış haldeyim. Üzerimde incecik bir hırka, elimde içki kadehim " İyi ki doğmuşuz" deyip Eylüle kadeh kaldırıyorum...