Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Evlilik sözleşmesi...

16 Kasım 2011, Çarşamba - 07:10
*Nilgün’ün kızı iyi bir evlilik yapmış.
*İyi ya, sen şansa bak, şansa.

İşte böyle konuşuyorlardı iki kadın, kendi aralarında. Biraz da kıskançlık vardı tabii, bakışmalarında. Bir bakış, bir gülüş neler anlatmaz ki. Henüz yaşanmamış bir beraberliğe, bir hayata not vermişlerdi, hem de kıskanırcasına. “İyi bir evlilik” dedi aşırı süslü rüküş kadın. Kıskanmıştı, şansına küskün, diğer kadın. İyi bir evlilik…ama kime göre, neye göre iyi. İyi olan nedir ki? Bu işin kriteri nedir? 

Evlilikte insanı mutlu eden unsurların başına insan gelir. İki insanın birbirleriyle uyuşmaları ve bu zor hayatı paylaşabilmeleri için kafa yapıları, eğitim ve kültürleri, beğenilerinin denk düşmesi gerekir. Birbirlerine aşkla, sevgiyle, sadakatle bağlanmaları evli çifti dış etkenlerden de korur. Hayat bu, elbette ki terazinin kefesi her zaman istediğimiz ağırlıkta tartmaz, o zaman özveri devreye girer ki dayanılmaz olmasını beklemeden onun da ölçüsünü bilmek, sınırını çizmek gerekir.

Bizim aşırı süslü hanım, kuşkusuz iyi bir evliliği paralı bir evlilikle özdeşleştirmiş. Aşk, meşk olunca paraya ne gerek var, samanlık seyran olur diyemeyiz tabii ki. O devir bitmiş, zaten var mıydı ki? Hele bu devirde, para gerektirecek o kadar çok şey, o kadar da önemli şeyler var ki. İnsanlar haklı olarak biraz da lux’ü yaşamak istiyor, evlâdını iyi yetiştirmek istiyor, hayat garantisi arıyor. Paranın azaldığı veya bittiği anda diğer değerler devreye geçip evliliği ayakta tutabiliyor çünkü paranın verdiği rahatlık hiçbir zaman sabit değil, hayatınızı bir anda iyiye veya kötüye dönüştürebilir.

Evliliğin bir şartı da cinselliktir. Cinsel hayat her yaşta farklı yaşanır. Gönülden gelen bir bağla yaşanan Tanrı vergisi duygular, sadakatsizlikle katledilmeden yıllar boyu evliliği süsleyip ileri yaşlarda bir el tutuşmasına bir göz göze kadeh tutuşturmaya dönüşürler ki eğer çiftler bir başka performans yakaladıklarını fark ettirseler, işte o zaman doğanın kanunudur bu, kıskanılıp göze gelirler, dile gelirler. Cinsel hayat maddiyata benzemez. treni kaçırdınız mı bir daha yakalayamazsınız. Cam kırılınca yapışmaz. Çocuklarınız sevgisiz bir ortamda gözle görünür ruhsal çöküntülerle boğuşurlar, eşinizin hayatını da mahvetmeye hakkınız kalmaz.

Evlilikte, kadının ve erkeğin, evine, yuvasına ve evlâdına karşı farklı görevleri vardır. Erkekleşen bir kadın veya kadınlaşan bir erkekle normal bir evlilik yürütebilen bir aileye rastlamadım. Eğer beraberlikleri sürebiliyorsa, inanın, işin içinde kesinlikle bir menfaat var demektir.

Evlilikleri bitmiş, evleri yuva olmaktan çıkmış, hayatın hiçbir safhasını paylaşamayan “sözde çiftler” neden aynı anahtarı kullanırlar biliyor musunuz? Tembelliklerinden, güvensizliklerinden, hayatı paylaşmak için hiçbir istekleri olmadığından, yarattıkları cehennemi paylaşırlar.

İyi bir evlilik, doğru bir kararla ve zaman içinde hayatın getirdiklerini doğru kullanmakla kendini belli ediyor. Tüm sevenlere, bu yolda şanslarının bol olmasını, sevgi ve saygıyla kalmalarını dilerim.