Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Cafe keyif
Cengiz PalaCengiz Pala

Eski dostların Bodrum buluşması…

06 Mayıs 2011, Cuma - 12:20
Eski ‘Hürriyet’ çalışanları çok iyi bilirler. ‘Hürriyet’ kültürü ile yetiştirilen bir okulda gibi hissederdik kendimizi. Büyük bir ailenin parçası idik.1980 öncesi sendikal haklara sahip çalışanların koşulları da daha iyi olduğundan, hemen hemen tüm Hürriyet mensupları gelecekle ilgili yatırımlarını da yapabiliyorlardı.
Yazı işlerinden, yazarlara, muhasebeden, mürettiphaneye herkes birbirini tanır, samimi arkadaşlıklar iş dışında da sürdürülürdü. Hala belli tarihlerde eski ve yeni çalışanlar bir araya gelerek, eski anıları paylaşır, hasret giderirler ve görüşme olanaklarını sürdürürler.
Biz de öyle yaptık… Sevgili kardeşimiz Burç Çokgezen’in önayak olmasıyla Tayfur Gökhan, Bülent Duygulu ve bendeniz, Burç’un yaşadığı Armutlu’nun en şirin köşesi Fıstıklı’da buluştuk, oradan da Bodrum kaçamağı yaptık…
Dörtlü grubun yolculuğu arabada Tayfur’un sazı eşliğinde türkülerle başladı. Tayfur’un yolu ilk defa Bodrum ve çevresine düşüyordu.  Diğer arkadaşlarla kararlaştırdığımız gibi Bafa gölünün Kapıkırı (Heraklia) köyünü ona Bodrum diye tanıtacaktık. Tayfur’un son sapaktaki tabelayı görmesi planlarımızı altüst etti.
Bafa gölü eşsiz doğasıyla benim için vazgeçilmezdir, karşı kıyıdaki Kapıkırı köyüne mutlaka uğrar, orada kaybolurum. Sevgili arkadaşlarım da bu bölgeye hayran kaldılar, biralarını, tezek kokularına aldırmadan keyifle yudumladılar. Yolculuk Milas üzerinden Bodrum’da noktalandı. Bodrum girişinde ünlü  ‘Merhaba’sı ile Cevat Şakir Kabaağaçlı bizi karşıladı. Tabii ki Tayfur orada anı ölümsüzleştirdi.
Bodrum’da ilk işimiz tekne gezisi yapmak oldu. Gezi Karaada’da Kloepatra’nın denize girdiği ve çamur banyosu yaptığı mağarada başladı. Özellikle Bülent ve Tayfur mağaradan çıkmadılar, neyse ki kalabalık gruplar akın etmeye başladı ve bizi kovaladılar. Akvaryum koyunda deniz her zamanki gibi harikaydı, biz balıklara ve kazlara bir konser verdik.
Bir başka gün Çökertme-Mazı arası safari yaptık. Yolu olmayan dağları biraz da maceralı şekilde aşarak, köye vardık. ‘Burası cennet mi?’ diye soran Tayfur’u, Burç ‘ Yaşıyoruz merak etme’ diyerek kendine getirdi. Bodrum’daki turumuz tarih ve kültür kokan yerlerde devam etti.  Hürriyet’in fotoğraf ustası Hayrettin Karateke ve yine eski gazeteciler Gülsen-Özer Ahıska ile de hasret gideren eski dostlar, Cevat Şakir’in deyişiyle akıllarını Bodrum’da bırakarak ve yeniden bir araya gelmek dileğiyle vedalaştılar.