Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Meyhaneden
İlia Shestakofİlia Shestakof

Eski balıkçı kahvesi...

28 Kasım 2011, Pazartesi - 01:15
Bilen biliyor, bilmeyeniniz de bugün ki yazı ile öğrenmiş olacak, bizim birkaç arkadaş kurduğumuz, kurduktan sonra başka arkadaşlarında yönetici olduğu “ Eski İstanbul Meyhaneleri ve Meyhanecileri “ diye bir grubumuz var. Bir iki ay sonra, iki senesini dolduracak…. Proje aslında, daha meyhaneler bu kadar ayağa düşmeden başlamıştı, işler, güçler, aralar derken 2010 senesinde grubu faaliyete geçirdik, o gün bugündür elimizden geldiğince…. Temel felsefemiz İstanbul’ un bir ara mahallesindeki bir meyhane misali, (<<<-mümkün olduğunca çok insan bilsin ama) arada birde olsa, insanlar darlandığında gruba uğrasınlar, ne var ne yok bir baksınlar veya var ise, eskilerden siyah beyaz bir fotoğraf, eski bir meyhane bilgisi o da yok ise günümüzün çilingirlerinden bir fotoğraf paylaşsınlar…..

Aslında meyhane ucu bucu olmayan bir konu sebebi de hayatın orda dönüyor olması, hayatı ilgilendiren her şey meyhanede mevcut; meyhanecinin ve müdavimlerin hayatlarından kesitler, mezeler, politika, kültür, sanat,  müzik, şiir, spor, kumar (<<<-altılı ganyan, iddaa), makara kukara…….say say bitmez…..Abartıyor demeyin, mesela bugünkü bir paylaşımda bir bakıyorsunuz ki; “ kur masayı madam despina / kirli beyaz muşamba örtüleri ser / çek sediri asmanın altına / yanında bir ince müzeyyen abla….. yine mi güzeliz, yine mi çiçek? / hamdolsun / taze mi bitti topik / canın sağolsun / amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek? / hamdolsun / altınbaş kadehe yağ gibi dolsun…..” diye bildiğimiz Sezen Aksu’ nun “ Yine mi çiçek “ şarkısının bestesi ve orijinali, Ara Dinkijan ve orkestrası Night Ark’  ın çaldığı “ The İnvisible Lover (<<<-Görünmeyen Sevgili) “ melodisi imiş…..

İşte meyhanede insan farkında değildir bir yandan da bilgi seviyesinin arttığının, ve de esas ve güzel olan bunun bir doğal akış içinde gerçekleşmesidir….Kaç meyhanede bu vardır? demeyin; var idi, var, var olacak, çünkü bu tür aktiviteler meyhanenin mayasında var….Bakın bir er kişi, Balık Pazarı çıkışındaki Zümrüt Meyhanesi için ne yorumda bulunmuş; “ Taksim'de balık pazarının çıkışında arabaların geçtiği yolu geçince hemen solda kalan erkek erkeğe gidip adam gibi muhabbet edilebilecek yegane mekan….Yan masalardan muhabbete giren amcalar olsun yemekleri olsun her şeyiyle güzel mekan….Alakasız insanların tiyatro programı izleyip eleştiri yapması da cabası veya at yarışından sonra discovery de belgesel izlenmesi ilginç özelliklerinden ….”

“ Eski İstanbul Meyhaneleri ve Meyhanecileri “ grubu olarak bahsettiğimiz konularda en üst seviyeyi yakalamak için çalışırken, bazen emek verilmemiş çalışmaların aşırı derece kullanıldığını gören yöneticilerimizden Cenk Uras, günlerden bir gün dayanamayıp aşağıda ki yazıyı döşendi…..

“ Ben sadece emek harcansın istiyorum..Gidilsin, araştırılsın,içilsin,kıyı köşe nerede meyhane varsa bulunsun, fotoğraflar çekilsin, çekilemedi ise anlatılsın..Hiçbiri olmuyorsa hayal kurulsun.Hayallerdeki meyhaneler yazılsın….O da mı olmadı..Yaşı bizden büyük olanların anıları paylaşılsın..Aksi olduğunda olmuyor işte….Ben grubun ne ifade ettiğinden öte meyhane ne ifade ediyor bazılarına onu bile anlamıyorum. Bazı paylaşımlar şöyle geliyor bana; böyle bir grup var bir şeyler paylaşayım bu grupla ama uygun olsun; tamam o zaman bulayım iki Bülent Ersoy, üç Müzeyyen Senar , bir kaç tane de rakı-balık resmi indireyim internetten, altına da rakı ile ilgili birkaç beylik laf, tamamdır işte…….Ben bunu sevmiyorum; tamam bunlar da olsun ara sıra…...Fakat lütfen bu konuyla ilgili biraz da insanlar anlatsın gittiklerini, gördüklerini, hayallerini, düşüncelerini...Ben bundan keyif alıyorum……….”

Cenk Uras, dedikte, Cenk gerçekten meyhane ortamında ve onun bileşenlerinin (<<<-mesela eski bir müdavim) olduğu ortamlarda bulunmaktan zevk alan bir yapısı var… Diğer bir özelliği de bu ortamlarda bulunmaktan mutlu olduğundan, bana göre meyhane ortamlarını çok güzel ifade edebiliyor olması, onda gerçekten yürek konuşuyor…..İşte size bir iki örnek……
“  İşte tam meyhane havası..Yağmurlu ve soğuk...Bir köşe seçmek gerek cam kenarında bir yerlerde..Perdenin arkasından izlemek gerek koşuşturan ve bir yerlere yetişmeye çalışan ya da aylak aylak dolaşan insanları..Müzik falan da gerekmez; yağmurun sesi, içinde huzur ve seni senden alıp götüren iki tek rakı varsa önünde..Ev gibi sıcak bir yer gerek o halde..Mezeleri hazırlayan kişi ile iki laf edebilecek mesafede olmalı oturduğun yer.. Yağmurlu bir salı günü rakısı şart olmuşur o halde..Hayydi bree!!:))…….”
“Bugün yine Yeni Mahalle Agora meyhanesi.. Yirmilik rakı, ciğer - yoğurt ve onları getiren Selamsız’lı Abdurrahman…İlk yakıldığında tüten Auer soba ve baba neden tüttü bu meraklı bakışları...O da bakışlar kesmeyince boruya tık tık diye vurup, tıkalı mı acaba girişimleri…..Tek gözü korsan gibi bantlanmış bir adam ile karşısında oturan ve yıllar önce Haydarpaşa Gar’ında trenden indikten sonra “seni yeneceğim İstanbuulll!!!” diye haykırmış olması muhtemel bir kasketli emmi ile geçen iki saatlik bir zaman işte…Neye niyet neye kısmet dedikleri böyle bir şey mi acaba?....”
“……rakı içtiğim Hisar'daki eski balıkçı kahvesi; geçen gün oraya gittim…Birini tanıdım orada Mehmet Kaptan diye...Altmışına merdiven dayamış bir balıkçı.Küçük bir teknesi var eski birşey..O tekne ile gezdik biraz..Muhabbet ettik. "Cuma günü sana uğrayacağım, rakı benden, nevale senden, balıklar denizden" dedim. Tamam dedi oltalar bile hazır. Bugün aradı tekne arızalanmış. Olsun dedim kıyıda takılırız. Yarın gideceğim bir aksilik olmazsa..İşte bana göre en güzel meyhane..:)….”
Haftaya yine Cenk Uras’ tan, ve yeni şairimiz Volkan İpek’ ten bir iki paylaşımım var, biraz da havadan sudan bahsedeceğiz (<<<-özellikle Sn Kağan Bayraktaroğlu’ nun    “ Sakin kalabilmek mümkün “ yazısı hakkında, bunu benim başaramadığıma dair yorumumdan bahsedeceğim )
“ Be insafsız, hafta sonu durdun durdun da Pazar akşamı meyhane yazısı koydun, bu olmadı..” diyebilirsiniz… Ben de “ yazının yayınlanacağı zaman pazartesi, hafta nasıl başlar ise, öyle devam edermiş, bu hafta da böyle olsun.. “ didimmmmmm…….
Rakılı, mezeli, muhabbetli, bir sezon dileklerim ile kalplerde gerçek meyhaneler hiç eksilmesin efendim……Herkese saygılar, selamlar, sevgiler …….