Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gönül Teli...
Aleks TataryanAleks Tataryan

Eşikten sızan ışıktı o...

10 Eylül 2014, Çarşamba - 13:50
En güzel yerinden başlamalıyım diye, düşündü adam. O sabahtan. Güneşe direnen uzun kirpiklerinden mesela... Kokuma doğru kuş olup kanatlanan hokka burnundan, kafa tutan rüzgarından, toprak kokan yumuşak teninden, koyu siyah bir sabah koşup bana gelişinden hatta.
Siyah perdeler koyu zamanları sımsıkı sarıp tutsak etmiş, soluksuz gecelerin soluğunu kesmiş, sabah siyah, sessiz ve serindi. Mor kanepenin üzerinde uyuyan kadının inip çıkan gögsüne ilişti gözü. Sonra ince belindeki kabarık benine. Öpmek istedi, tam beninden, tam seninden. Kadın usulca kanepeye gömdü yüzünü, adamın gitmesini bekledi. Kapıya yürüdü adam, ayakkabılarını giymek için eğildi.
Kapının altından sızan cılız ışığa takıldı gözü. Uzun uzun baktı eşikten geçen güneşe. Kapıyı açıverse her şey değişecek, turuncu güneş en güzel yerinden yeniden başlatıvericekti hikayeyi.
Derin uykudakiler uyanabilir, oda ısınabilirdi... İçini bir umut kapladı, gülümsedi. Elini eşikten sızan ışığın sıcağına tuttu, ışığı okşadı, avuçlarını ısıttı. Eşikten sızan ışıktı o...
Bazen turuncu, bazen sarı, bazen mor...
En güzel yerinden başlamalıydı. Ayağa kalktı, elini kapının koluna attı. Kapıyı ardına kadar açtı. Güneş renkli bir sürprizle geldi. Sarı, Mavi, yeşil bir gökkuşağı altın köprüde belirmiş, koş git, der gibiydi...
Eşikteki ışığı kalbine mühürledi, gökkuşağının altındaki altın köprüde onu bekleyen çocukluğuna doğru koştu gitti...