Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Yakamoz
Cem Yalçın BayerCem Yalçın Bayer

Elindekini bırak ve dinle....

29 Mart 2012, Perşembe - 20:01
Bazen bakar gözler ama görmez, bazen dinler kulaklar ama duymaz ve bazen çok yakınındadır çevrendekiler ama oysa yürek olarak ve zihin olarak binlerce kilometre ötedelerdir. Seslenirsin ama duymazlar, konuşursun ama senin konuştukların sadece senin için anlamlıdır. Ulaşmaz onlara. Kulaklarından girip gönlünün en derinlerine bir türlü inemez... Kapılar kapalıdır çünkü.... saatlerce çalsan da açılmaz.

İletişim dediğimiz beceriyi sorsak hepimiz biliyoruz. Konuşma becerisi, dinlemek ve son dönemlerin en popüler kelimesi empati. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz sözü gelir aklıma hep bu kelimeleri duyduğumda.

Vazgeçtim ifadeden ve vazgeçtim empatiden, bir tek dinlesek bile hayatımızda nelerin değişeceğini düşünmek istiyorum sizlerle. Ama öyle dinliyormuş gibi yapmaktan bahsetmiyorum. Gerçekten Kalbinizle, kulaklarınızla, gözlerinizle ve ruhunuzla yaptığınız bir aktiviteden bahsediyorum. Bunların hepsini bir araya getirerek yaptığımızda anlamlı olan bir beceriden bahsediyorum. Çince de dinlemek sözcüğünü dört ayrı sözcük bir araya gelince oluşturuyor. Hangileri mi?; “Kalp”, “Kesintisiz Dikkat” , “Gözler”, ve “Kulak”.

Toplum olarak maalesef Dünya sıralamasında çok altlarda yer aldığımız bir konu dinlemek. Mazeretimiz ise çok açık ve net; “biz Akdeniz ülkesi insanıyız”. Doğru iklimlerin insan davranışları üzerinden doğrudan etkisi var buna katılıyorum. Bununla birlikte arkasına sığındığımız mazeret dinlememek ile ilgili bizi haklı çıkartmıyor. Kaza olduğunda “alkollüydüm ben ama hakim bey o yüzden kaza yaptım” demek gibi bir şey. Alkol içme o zaman araba kullanacağın zaman diyoruz hepimiz hemen böyle bir mazeret karşısında. Ama hiçbirimiz biri bizi dinlemediğinde haklısın sen Akdeniz ülkesi insanısın o yüzden beni dinlememem normal demiyoruz, içten içe kızıyoruz, rahatsız oluyoruz.

İş yerlerinde gerçekleşen problemlerin yaklaşık %70 i iletişim kazalarından bunların ise %80’i düzgün dinlememekten kaynaklanıyor. Dinlemek bazı sektörlerde para ve müşteri kaybına bazılarında ise maalesef ” insan hayatına” mal oluyor.

Çocukları örnek alalım. Evimde salata yaparken yanıma gelen ve pantolunumu sürekli çekiştirerek “baba” diyen kızıma defalarca efendim dememe rağmen yüzüne bakarak efendim dediğimde  benimle konuşmaya başlaması, büyüdükçe dinlemeye verdiğimiz önemin nasıl azaldığını çok iyi gösteriyor. Çocuklar  ”gözüme bakmıyorsan” beni dinlemiyorsun diyor. Büyükler ise bunu ya unutuyor ya da önemsemiyor.

Bir eğitimim sırasında katılımcılardan birinin anlattığı bir hikayeyi, paylaşmak istiyorum.  “Aldığım bir eğitimden sonra  eşimi hiç dinlemediğimi farkettim” diyerek söze başladı ve ekledi” karar verdim etkin olarak eşimi dinleyeceğim dedim kendi kendime ve öylede yapmaya başladım”. Eşim bir şey söylediği zaman elimde ne varsa bir kenara koydum, televizyon izliyorsam bıraktım ve ona doğru döndüm. Aradan bir ay geçti ve bir akşam eşim çocuklar yattıktan sonra benimle bir şey konuşmak istediğini söyledi. Tabi dedim. Karşıma geçti, gözlerimin içine baktı ve lütfen doğruyu söyle hayatında başka bir kadın mı var diye sordu” dedi.

Sadece dinlemek bile etrafınızda çok farklı algılanmanı ve insanlara kendilerini değerli hissettirmeniz için yeterli.

Unutmayalım; “Kalp”, “Kesintisiz dikkat”, “Gözler” ve “Kalp”=Gerçek Dinlemek


“Çoğu insan karşısındakini anlamak için değil, cevaplamak için dinler”
Steven Covey