Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eko
Erkavim YıldırımErkavim Yıldırım

Duvarlar yıkıldı...

08 Ekim 2011, Cumartesi - 04:40
Derler ki bir Yezidinin etrafına bir çember çizilirse, çemberi çizen kişi silmeyinceye kadar Yezidi onun içinde kalırmış. Çıkamazmış, silemezmiş. İnancı gereği o çember içinde yaşamaya devam edermiş. Çizilen çember bir duvar gibi onu hapsedermiş.  Toprağa çizilmiş basit bir çember onun zindanı olurmuş.
Peki bizim etrafımıza çizilen kaç çember var? Yüzlerce...  Biz de silemiyoruz, geçemiyoruz, kıramıyoruz. En başta devlet olmak üzere ailemiz, arkadaşlarımız, işverenlerimiz ve toplumun bizi içine soktuğu çemberleri bir düşünün.  Yasakları, tabuları, mahalle baskısını, arkadaşlarımızın bizim için yarattığı çemberleri  bir türlü kıramıyoruz. Toprağa çizilmiş bir çember silinebilir. Ama görünmeyen bizi tutan bu çemberler nasıl silinecek, nasıl yok edeceğiz?
Daha çocukken ayıp, yasak, bize yakışmaz kelimeleri ile başlayan ve sonu gelmeyen çemberler, çemberler, çemberler....  Kendimiz olmaya çalışırken, bir adım daha atmak için ayağımızı kaldırıp ileriye gitmeye çalışırken bu görünmeyen duvarlara çarparız. Elimizle, ayağımızla hissetmeyiz belki ama varlığını biliriz. Bir şey üretmeye başlarken ilk önce çemberleri düşünürüz. Sonra üretmemiz gerekeni. Bizimle konuşur çemberler. Sakın ha! derler. Bizde onlara uyar daha ruhunu bile oluşturamadığımız ürünümüzü sakat bırakırız. Bazen ayakları olmaz, bazen kafası ürünümüzün.
Geçenlerde hayata veda eden Mac’in kurucularından Steve Jobs,  mezuniyet konuşmasında “Zamanınız sınırlı. O sınırlı zamanınızı, başkasının yaşamını yaşayarak harcamayın. Başka kişilerin düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşanan yaşam, dogmaların tuzağına düşmek demektir. Başka kişilerin düşüncelerinin gürültüsü, içinizdeki kendi sesinizi bastırmasın. Daha da önemlisi, yüreğinizin ve sezgilerinizin peşinden gidebileceğiniz denli bir cesarete sahip olun. Sizin gerçekten ne olmak istediğinizi ve nereye gitmek istediğinizi, en iyi onlar biliyorlar çünkü… Yüreğiniz ve sezgileriniz… Onlara inanın, onlara güvenin…” diyor. Başkalarının çizdikleri çemberlere takıldığımız sürece o çemberleri çizenlerin hayatlarını yaşarız. Zor da olsa ilk çemberi kırarak başlamak gerekir.
“Ya dışındasındır çemberin
ya da içinde yer alacaksın..
Kendin içindeyken,kafan dışındaysa
Çaresi yok kardeşim
Her akşam böyle içip kederlenip
Mutsuz olacaksın..”