Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Doğal
Kamil TezgelKamil Tezgel

Dünden bugüne kalanlar...

18 Eylül 2012, Salı - 21:52

Eskiden  Kadıköy yakasında plajlar vardı...
Fenerbahçe,Caddebostan,Bostancı’da ve sahilden Pendik hatta
Tuzla’ya kadar uzanan irili ufaklı plajlar.
Ama Moda Plajı bir başka idi..
Erkek ve Kadınlar kısmı birbirinden ayrı olan bir plajdı.
Erkek ve kadın kısmı ayrı derken,şimdiki örümcek kafalı
Beyinlerin düşündüğü gibi değil tabiki.
Bomonti çay bahçesi önüne denk gelirdi.
Tahtalardan deniz üzerine kurulmuş iskele ve yine
Yanlış hatırlamıyorsam  tahta iki ya da üç katlı bir tramplen kulesi vardı.
Yine o iskele üzerine kurulmuş olan tahta soyunma kabinleri.
Annem götürürdü beni elimden tutup,sıkı sıkı tembih ederdi
‘’Bak yanımda oturacaksın yoksa bir daha seni getirmem’’diye
Bazen da bir kadının diğer bir kadına ‘’hanım hanım o ne öyle babasını da getirseydin bari’’
Dediğini  duyardım ama bir anlam veremezdim.


Sonra ki zamanlarda arkadaşlar ile gitmeye başladık Moda Plajına
Kayık kiralar,kadınlar plajını görecek bir yere demir atar ve dikkat çekmek için
Yapmadığımız  şaklabanlık kalmazdı.
Ama kimse de rahatsız olmaz hatta bizim ile kafa bile bulurlardı.
Şimdi ise kıçında donla denize giren erkek ve elbise ile denize giren
Kıllı tüylü hatta sakallı kadınların oluşturduğu
Bir  insan modeli oluştu.
Denizden çıkınca iğrenç bir görüntü kirliliği yaratan
Bütün vucut hatları belli ama devekuşu misali başı kumda, olan
Ne kentli ne de köylü olan bir insan modeli.
Şimdi o yerlerden ya yol geçti,ya da başka bir şekilde paraya dönüştürüldü.
Bomonti çay bahçeleri rant uğruna güne uydu süslü püslü insanlara açtı kapılarını..
Oysa  eskiden çok sıcak insanların güler yüz ile karşılandığı
Ağaçların altında nefes alınan,bira içilebilen....
İçinde bilardo ve pinpon masaları olan samimi sıcak mekanlardı.

Aslında  konu Moda  Plajı idi,ama düşündükçe
Başka yerlere gidiyor.
Nasıl bir değişim içine girildiği,
İnsanların ekonomik olarak boğazlandığı,
İleri Demokrasi diye nelerin enjekte edildiği,
Tuhaf garip hormonluların yetiştirildiği bir tarlaya döndük. .