Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Dün yasak bugün değil...

30 Temmuz 2013, Salı - 11:37
Geçen yaz yine buralardaydım. Özlemiş beni dostlarım, gecikmeme üzülmüşler sık sık sormuşlar Nilgün'e ''Ne zaman gelecek?'' diye... Yıllardır gide gele öyle bir dostluk kuruldu ki aramızda muhtarı, bakkalı, balıkçıları, cafe sahipleri, fırıncısı, aydın yüzlü imamı, dünyalar güzeli eşi, köy halkının bir çoğu canım ciğerim oldular, hatta kedileri,köpekleri bile...
Ne güzel bir duygu, ışıl ışıl gözleriyle, gerçekten sevdiklerini belirten ses tonuyla ''Hoş geldiniz, nasılsınız?'' Sözlerini duymak.Bu sene köyün yeni bir misafiri var on bir yaşında ki torunum Derin. Çocuksu hareketleri, yaşından büyük sözleri ile herkesin dostu oldu, anlayacağınız benim pabucum dama atıldı.Getirmesemiydim acaba bu küçük cadıyı.' Sen herkesi yaz beni yazma sitemlerinden dolayı biraz uzunca bahsettim Derin' den.
Esas anlatacağım Komedi dizisine taş çıkartacak Geçen yaz gelişimde ki deniz otobüsü maceram.Her yaz gelişlerimde hayretler içerisinde izlerim yolcularla görevlilerin kavgalarını.Bu yüzden bu konuda çok hassasımdır. Küçücük bir el bagajı yaptım yanıma alabilmek için. Yoksa gemi iskeleye yanaşınca bagaj fişsiz valizinize ulaşmak için helak oluyorsunuz. Gemiye binerken görevli hanıma ''Yanıma alabilirmiyim?'' diye sordum. ''Sizin ki küçük elbette'' dedi. Gönül rahatlığı içerisinde oturdum yerime. Bu arada yolcu salonun dışında yolcularla görevliler tartışmakta. Herkes devasa valizlerini yanlarına alma sevdasında. Kaptan anons ediyor ''Büyük valizler yasak, tartışma devam ederse hareket etmeyeceğim ''.
Bu arada telefonum çaldı, kızıma hala hareket edemediğimizden yakınıyorum... O sırada bir görevli yanıma geldi '' Lütfen hanımefendi biliyorsunuz yasak '' dedi. -Biliyorum ama benim ki küçük... -Hanımefendi bunun küçüğü büyüğü varmı ? -Ben görevli hanıma gösterdim '' Sizinki küçük alabilirsiniz '' dedi, hem kime zararı var ki.-Hanımefendi biz sizinle anlaşamayacağız en iyisi siz kaptanın anonsunu dinleyin diyerek uzaklaştı.
Yanımda ki hanıma valizimi gösterip ''Şuna bakın küçücük dedim.Kadıncağız sesini çıkarmadı. Kulağım tekrar kaptanın anonsuna takıldı. ''Gemimiz hareket etmiştir yolculuk esnasında telefonla konuşmak yasaktır. Beynimden kaynar sular döküldü, yüzüm kızardı.Usulca telefonumu kapadım.Bu sefer aynı hatayı yapmamak için gemiye binmeden kapatmıştım telefonumu. Ne yazık ki artık telefonla konuşmak yasak değilmiş.Geçen yaz yaşadığım bu olayı biraz mahçubiyet biraz tebessümle anıyorum zaman zaman....