Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Bakkalda
Zahit BabaZahit Baba

Dostluk ne, bilen var mı?

30 Ekim 2013, Çarşamba - 02:44
Bundan yıllar yıllar öncesine gidiverdim. Ne günlerdi diye içimden geçirdim.
Her haftasonu, bir kaç arkadaş biraraya gelir ve  spor sergi sarayına sırtımızı dayar ve manzara karşısında yudumlardık şarabı. Mezemiz sarı lebmebiydi.  Sohbet bir koyulaşırdı ki sormayın gitsin.
İkinci şişeyi açamadan yürüyüşe geçerdik. Boğazköprüsünün ayakları yeni dikilmişti. Köprü inşasının orda  toplum polisleri beklerdi. Onlarlada muhabetimizi eder ve sonra yavaş yavaş yürümemizi sürdürürdük. 
Sabahın ışımadan ezanın sesiyle kendimizi Sariyer Börekçisinde bulurduk. Sıcak süt içerek, biray uyanır gibi olurduk ve karnımızı doyururduk.
Daha sonra ise Sarıyer Halk Eğitim Merkezi ne geçerdik.
Genciz hepimiz ve tekvandı karete kursuna gidiyoruz.
O zamanların en iyi karate hocası Hakkı Koşar” ın talebesiydik.
Biz öğrenciyken Cüneyt Arkın ders almaya geliyordu. Bir sürü arkadaşım devam etti ama ben bıraktım.
Döğüş sanatını bildiğimiz halde hiç kavgamız yoktu. Hep hoş görü vardı.
İnsani duygular daha sağlamdı.
Şimdi göremiyorum malesef.
Dündeki dostluklarımı halen daha sürdürüyorum.
Bugün olup bitenlere bakarken ah çekiyorum ah nerde eski dostluklar diye.
Meğer ne şanslıymışız...
Arkadaş seçmek çok önemli, hem de çok.
O güzel İstanbul un bile tadına varılmıyor artık.
Yaşanmaz oldu.
Mekanları ortamları güzel ve özel kılan insanları.
Şimdiki zamanlar geçmişe hiç mi hiç benzemiyor artık.
Bu güzel anıları hatırladıkça şimdiki gençlere üzülmemek elde değil.
Neyse bu günlere şükür bakalım, zaman nasıl ve nereye götürecek .
Allah bu günleri aratmasın.
Tam 6 arkadaştık, üçünü ebediyete uğurladık. Hepsi nurlar içinde olsunlar, kalan üç arkadaş ise dünde bugünde aynı samimiyetle bir aradayız.
Kalanlar biliyoruz birbirimizin kıymetinide dostluğun bulunmazlığınıda
Umarım herkes anlar.
Allaha emanet olun...