Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Cafe keyif
Cengiz PalaCengiz Pala

Dostluk kazansın...

08 Mayıs 2012, Salı - 18:42
Ülke futbolumuzun, çok sıkıntılı bir dönem geçirdiği herkesçe bilinmekte. Fakat sağduyulu bakabilen, medya, yönetici, sporcu, seyirci sayısının da bir o oranda az olması, bunalımı daha da derinleştiriyor, tehlikeli boyutlara getiriyor. Maalesef sporun seyir zevki vermesi kavramını unutuyor, bizim gibi rakip takıma gönül verenlere sözlü, yazılı saldırılarda bulunuyor, sahada mücadele eden sporcuların rakiplerine çirkince saldırılarına alkış tutuyoruz…

Sporun her branşında, öncelikli hedefin genç sporcular yetiştirmek, onlara yarışmanın yanında rakip sporculara saygı göstermenin önkoşul olduğunu öğretmek ilk hedef olmalıdır. Bu anlayışta yetişen gençlere, örnek olmaları gerekenler spor kulübü yöneticileridir. Tabii bu konuda spor basını ve kamuoyu da bunu desteklemelidir. Bu konuda herkesin örnek aldığı spor adamlarından birini, Prof.dr.Ali Uras’ı kaybettik. Taraflı tarafsız herkes tarafından sayılması, sevilmesi önce rakip takımların yöneticilerine, sporcularına verdiği değeri her alanda gösterir, duruşuyla herkes tarafından takdir edilirdi.

Yine Beşiktaş kulübünün unutulmaz başkanı, herkesin saygıyla, sevgiyle adını andığı, Süleyman Seba da örnek alınacak yönetici karakteriydi. Fenerbahçe’de de Faruk Ilgaz yine bu konuda örnek alınan başkanlardandı. Bizim spora ilgi duyduğumuz, oynadığımız yıllarda futbolda, baskette ve diğer branşlarda, seyirciler karşılaşmaları yan yana izlerler, küfürle değil, kendilerine özgü bestelerle takımlarını desteklerlerdi. Beşiktaş’ın o dönem tribün amigosu Şeref asla küfür ettirmez, misafir takım amigosunu çiçeklerle karşılarlardı…

Toplum olarak her alanda olduğu gibi, sporda da sağlıklı düşünemez, konuşamaz, tartışamaz hale geldik. Tartışma programlarında ağız dalaşı seyrediyor, karşı tarafı dinlemeyen, içi boş, kısır çekişmeleri hayretle izliyoruz. Spor programlarına çıkan eski sporcuların, yapıcı eleştirileriyle, ilgili sporun teknik açıklamalarıyla,  pekala izleyiciyi eğitebilme şansları varken bu kötü gidişe çanak tutmaları olayları tehlikeli boyutlara taşıyor.

Futbol sezonunun son haftasında şampiyonluğu belirleyecek bir karşılaşma öncesi, herkesin sakin olması gerekmektedir. Her iki tarafın başta yöneticileri, fair-play çağrısı yapmalılar, basın da bu konuda çok örnek bir tutum izleyerek, kışkırtmalara meydan verecek haberlere ara vermeliler. Sorunlu geçen bir sezonun son maçında, hepimize düşen görev iyi bir oyun çıkarması için, sporculara destek olalım. Karşılaşmayı kim kazanırsa kazansın hep beraber alkışlayalım, bu işin sonunu iyi bitirelim. Unutmayalım spor, barış ve kardeşliktir… Dostlukla kalın. 08.05.2012