Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Yollardan
Sarper SesliSarper Sesli

Doğalı yaşamak...

18 Mayıs 2011, Çarşamba - 17:38
Belki yaşamış olduğum şehirden, belki insanlardan, belki trafikten belki gürültüden, belki her şeyden sıkılmışken içinde bulunduğum zaman mutlu olduğum, huzurlu olduğum ve hiçbirşeyi düşünmek zorunda olmadığım tek yer “Doğa”
 
Vahşi hayata, Fotoğraf çekmeye, Gezip görmeye ve yemeğe olan düşkünlüğümün bu seferki durağı bunların hepsini içerisinde barındıran Afrika kıtasının incisi Güney Afrika daki Kruger Park tı.
 
2007 Ekim  6 ve elimde sırt çantam, fotoğraf makinem çekmeyi hayal ettiğim hayvanların ve ortamın sabırsızlığıyla olsa gerek, 12 saatlik uçak yolculuğunun  nasıl geçtiğini anlayamadım bile.
Jhb a indiğimde ilk işim turumu organize eden arkadaşım özlemle sıtma ilacımı almak oldu. Fazla vakit kaybetmeden ertesi sabah Mpumalanga daki Kruger  park a hareket ettim. Yaklaşık 7 saat süren zevkli bir yolculuktan sonra, park’ın kapısına geldiğimde sanki başka ülkeye giriş yapıyormuşçasına bir takım soru ve evrak işleminden sonra ancak içeri girebildim ve tam bu kadar işleme ne gerek var ki diye düşünürken dişi bir aslanın aracıma yöneldiğini görüyorum. Çokta haksız değillermiş.
Kaldığım yer belki de  Kruger Park taki en güzel Safari lodge larından birisi olan Arathusa.
Hemen önünde hipopotamların birbirleriyle oynadığı kıyının diğer tarafında fillerin su içmeye geldiği, zürafaların karnını doyurduğu ve su içmek için şekilden şekile girdiği antilopların nereden ne çıkacak diye sürekli tetikte olduğu ve babun maymunlarının bulundukları ortamın umursamazlığıyla keyif sürdüğü bir ortama bakarken gözümü alamıyorum sanki tel örgüleri kaldırılmış bir hayvanat bahçesinde etrafı seyrediyormuş gibiydim.
Odama yerleştikten sonra  yapılacak olan safari turlarıyla ilgili ön bilgilendirme veriliyor. Giymeniz gerekenlerden yapılmaması gerekenlere kadar örneğin o şirin kediciklerden leoparların bizler için ne kadar tehlikeli olduğunu her ağaç altından geçerken gözünüzün yukarılarda olması gerektiğini, araçtan inilmemesi gerektiği gibi bazı hayati bilgileri paylaşıyorlar.
Kruger park Afrika kıtasının en büyük 3. park ı yaklaşık 20.000 km karelik bir alana sahip en büyük özelliği en fazla farklı türde hayvanı burada görebilme imkanınızın olması. Big five denen beşliyi görebilirseniz şanslısınız diyorlar (Buffalo, fil, leopar, Gergedan, Aslan)
 
İlk safari turum başlıyor çok heyecanlıyım çünkü ilk defa bu kadar içlerine girebileceğim. Artık sadece televizyondan ve dergilerden izliyor veya okuyor durumda değilim diyorum içimden. İlk gördüğümüz yemeğiyle meşgul olan bir leopar bizi umursamaz tavırlarla keyfini çıkarıyor o anın, bende farklı değilim tabiî ki de. Bitki örtüsü çoğunlukla kısa bodur kuru ağaçlardan oluşan ve görüş mesafesinin uzun olduğu bir orman yapısına sahip Kruger Park
Görmek istediğim iki hayvandan bir tanesiyle karşılaşıyoruz çita. Tracker roy bana bu hayvanı en son 20 gün önce gördüğünü söylüyor. Tabiî ki de mutlu oluyorum ve tam o sırada bir tavşanı yakalayışı ve karnını doyurması anınıda görebilme imkanı bulabiliyorum tek kelimeyle inanılmazdı evet belgesel kanalında değil gözümün önündeydi herşey. Bu sırada fotoğraf makinem durmuyor tabiî ki de.
Evet ben bu yüzden vahşi yaşam fotoğrafları çekmeyi seviyorum anı yakalamak poz vermeyen eşsiz güzellikteki hayvanları fotoğraflamak hatta bazen anı yaşamayı fotoğraf çekmeye tercih ettiğim zamanların bile olması bana o ortamın ne kadar etkileyici ve unutulmaz olduğunun ispatı gibiydi.
Aracı kullanan Jacque bana hayvanları gösterebilmek için zaman zaman yolun dışına çıkarak aracın gidebileceği maksimum zorluktaki yollardan bile götürebiliyordu.
Buffalo, Zürafa, Zebra, Antiloplar oldukça sık karşılaşabileceğiniz hayvanlardan.
Hatta Antilopların diğer isminin fast food olduğunu da orada öğreniyorum.
 
Güneş batmak üzereyken gezginlerin kitaplarında okuduğum bir söz aklıma geliyor “Afrika da güneş bir başka batar” bunu doğrularmışçasına batıyor ve o anın keyfini mola verdiğimiz yerde şarap içip kurutulmuş et yiyerek çıkarıyoruz.
Hava iyice karardığında safarimiz devam ediyor ve bir leopar daha görüyoruz. Gözünüzün karanlığa alışmasıyla birlikte yol aldığınız güzergah üzerinde parlayan bir ton gözün olması ve bunlara bir ad koyamıyor olmanız rahatsızlık vermiyor değil. Üzerine birde Afrikada olduğunuzu düşünürseniz.
Saat 9 sularında Arathusa ya dönmüş oluyoruz. Güzel bir akşam yemeğinden sonra sabah 5 te gidilecek olan safari için erkenden yatıyoruz. 
Hayvanların su içmek için erken saatlerde su kaynaklarına indiğini ve bu sırada daha fazla türü görebilme imkanının bulunduğunu söylüyor Jacque.
Ve sabah 6 gibi hareket ediyoruz. Gerçektende verimli bir güne başlıyoruz tekrar bir çita görüyoruz ve yaklaşık 3 m yakınına kadar girebiliyoruz. Yolumuza devam… İki erkek aslanı gördüğüm anda ilk aklıma gelen şey bunca zamandır görmüş olduğum aslanların prematüre olduğu. Gerçekten tüm ihtişamıyla ormanların kralının kim olduğunu gösterir gibiydi.
Buarada beni gezdiren tracker (izci) Roy ve Game driver (Rehber) Jacque cape town üniversitesinde bulunan 4 senelik Game drive bölümünü bitirmiş vahşi yaşamla ilgili her anlamda donanımlı ve tecrübeli kişiler bunun faydası her gördüğümüz hayvanın sosyal yaşamlarından yediklerine kadar her türlü bilgiyi sizlerle paylaşıyor olmaları.
 
Benim asıl görmek istediğim hayvanlardan birisi Gergedan ve hala bir iz yok…
Gezi süresince irili ufaklı birçok hayvanı görüyoruz özellikle su kaynaklarının kenarında.
Jacque su kaynaklarının yakınında bulunan hayvanların yakınına girmemeye çalışıyor. Sebebi de hayvanla su kaynağı arasına girildiğinde su içmesini engellemeye çalıştığını düşünerek saldırıda bulunabiliyorlarmış. Böyle bir risk elbette alınmıyor.
 
Akşamki safaride avlanan ve yakaladığı avı ağaca çıkaran leoparı görüp son sabahki safaride gergedanı yavrusuyla görmeyi başardıktan sonra tüm emellerime ulaşmıştım ve bu görüntüleri fotoğraflayabilmiştim.
Güney Afrika gezim boyunca Kruger Park ta geçirmiş olduğum bu üç gün  her şeyiyle farklı, doğal, vahşi ve lezzetliydi.
Zaman zaman çekmiş olduğum fotoğraflara tekrar tekrar bakarak orada olmayı hayal ediyorum.  Sadece bu 3 gün bile o uzun uçak yolculuğuna değer.

Cape Town