Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Şimdi
Kağan BayraktaroğluKağan Bayraktaroğlu

Dirk DeCanck...

02 Ocak 2016, Cumartesi - 01:24
 Hepinize selamlar. Yeni yıla girerken hepimizin güzel niyetleri ve istekleri oluyor. Ben bu yazımda yeni yıla çok farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Çünkü geçenlerde beni derin duygu ve düşüncelere iten bir olay yaşadım. Birkaç sene önce Sedona’da bir seminerde tanıştığım arkadaşım facebook profilinde “Goodbye World” yani “Elveda Dünya” yazarak bir paylaşım yaptı. Kendisini bir süredir görmediğim için tam ne olduğunu anlayamadım. Ancak daha sonrasında kanser hastalığından dolayı bu dünyadaki son saatlerini yaşadığını öğrendim. Harika bir aile adamı olan iki çocuk babası Dirk DeCanck hayata gözlerini yummadan önce son kez paylaştığı resminde hala gülümsemesini yüzünden eksik etmemişti. Bu cesur genç adam bu paylaşımdan saatler sonra bu dünyadan ayrıldı.
Geçen hafta yaşadığım bu olay bana ölümle ilgili o kadar çok şey hatırlattı ki. Ölüm bu dünyanın kuralıdır. Ancak yakınlarımızda olmadığında ya da ailemizden ve arkadaşlarımızdan birini kaybetmenin üzüntüsünü yaşamadığımızda her an bu dünyadaki yaşamımızın sona erebileceğini fark etmiyoruz. Yaşamımızı sanki bu dünyada sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi yaşıyoruz. Ancak gerçekte bu böyle değil. Çok saçma şeyleri dert ediyoruz, birbirimizi gereksiz yere kırıyoruz, risk almaktan korkuyoruz. Ne için? Zaten bu dünya sona erecek, o zaman bu geçici deneyimi cesaretle, istediğimizi gibi yaşamamanın bir anlamı var mı?
Steve Jobs’un “Öleceğinizi hatırlamak, kaybedeceğiniz şeyler olduğu tuzağına düşmenizi engellemenin en iyi yoludur. Kalbinizi izlememek için bir neden yoktur.” sözü her konuda kalbimizi dinleyerek yaşamanın önemini bana tekrar hatırlattı.
Ben şu ana kadar yapı olarak risk alan ve hayallerinin peşinden giden biri oldum. Ancak hem 2016 da hem de bundan sonra bunu daha çok yapmaya karar verdim. Göz açıp kapayıncaya kadar süren geçici dünya deneyiminde kaybedecek bir şeyimiz yok. Hedeflerimiz, isteklerimiz doğrultusunda cesaretle hareket etmek bu dünyayı dolu dolu yaşamamızı sağlar. Bununla birlikte geçmişte yaşadığımız deneyimleri, hayal kırıklıklarını serbest bırakarak yolumuza şimdinin gücüyle devam etmek bundan sonraki yaşamımızı tamamen değiştirecektir.
Şu anda hepiniz yaşamlarınızda farklı deneyimler yaşıyorsunuz. Hepinizin yaşadığı zorluklar, canınızı sıkan olaylar mutlaka vardır. Şu ana kadar yaşamınızı nasıl bir bakış açısıyla yaşadınız bilmiyorum ancak bundan sonra yaşamınızı yarın ölecekmiş gibi yaşasanız neler değişir ? Bunu acele etmek, panik olmak anlamında söylemiyorum. Yarın son gününüz gibi yaşasanız hayallerinizi ertelemeye devam eder misiniz? Ya da günlük olayları eskisi kadar dert etmeye devam eder misiniz? Sonuç olarak bu dünyaya hayallerinizi yaşamaya geldiniz. Kendinizi kısıtlamaya değil. O yüzden kendiniz ve çevreniz için yapabileceğiniz en iyi şey hayatı hayallerinizi ertelemeden yaşamaktır.
Sözlerimi Carlos Castaneda’dan bir alıntıyla bitirirken hepinize tüm hayallerinizi gerçeğe dönüştüğü, cesaretle yaşadığınız ve de tabii ki sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum.
“Ölüm ebedi yoldaşımızdır. Daima solumuzda, bir kol boyu arkamızdadır. Ölüm bir savaşçının tek bilge danışmanıdır. Ne zaman işlerin yolunda gitmediğini ve yolun sonuna geldiğini hissetse, savaşçı ölümüne dönüp ona danışabilir. Ölümü ona yanıldığını, kendisinin ona dokunuşundan başka hiçbir şeyin önemli olmadığını söyleyecektir. Ölümü şöyle diyecektir ona, “Ben sana daha dokunmadım ki.”