Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Dikkat! Of demiyorum...

01 Kasım 2012, Perşembe - 02:29
İnönü..

Ne de güzel bir yer yahu burası..

Gökyüzünde de dolunay var. Tepsi gibi..

Her maçta “Of” çekiyoruz ya..

Of’la oynuyor bu gece Beşiktaş..

Maçın sonunda “Offff, offf..” demeyelim de..

“Burası İnönü buradan çıkış yok” diye bağırıyor Beşiktaşlılar..

Bize her yer Trabzon diye karşılık veriyor Ofsporlular!

Karadenizli ekibin taraftarları misafir tribününü hınca hınç doldurmuş.

Neredeyse stattaki Beşiktaşlılar kadarlar.

Bayağı ciddiye almışlar yani bu maçı..

Peki Beşiktaş ne yapmış..

Gençlerle sahaya çıkmış!

Fernandes yedek, Almeida yedek, Hilbert yedek, Oğuzhan yedek..

“Breh breh..” diyeceğim ama diyemiyorum çünkü Ofluların golü geliyor.

Şeref tribününden bir gol sesi çıkıyor ki sanırsınız Beşiktaş deplasmanda oynuyor..

Onlar sevinirken ben başımı bir sağa bir sola çevirip, “Uffff, uffff” diyorum..

Dikkat! “Offf” demiyorum..

Samet Hoca yine formunun zirvesinde..

Herkesi yedek bırakmış.

Besbelli maça antrenman gözüyle bakmış.

Hele hele forvet Mehmet Akyüz’den sağ bek yaratmasına hayran kaldım(!!)

Dağlara taşlara yazmalıyım bu hayranlığı(!)

Of’un golü Mehmet’in adamını kaçırması yüzünden oldu.. Onun tarafından geldi!

Bence Hoca gelecek maçta Almeida’yı kaleci, Fernades’i de sol bek olarak düşünsün..!!

Unutmayın, siz rakibini ciddiye almazsanız, rakip seni ciddiye alır..

İnanılır gibi değil!

Hakem düdük çalmadan topa vurdukları için 2 Beşiktaşlı bedavadan sarı kart gördü..

Bundan daha bedavası Bit Pazarı’nda bile olmaz vallahi..

İlk yarıda Beşiktaş’ta bir tek Erkan Kaş vardı.. O kadar..

Taktik derseniz, tabii ki yoktu.. Saldım çayıra Mevlam kayıra..

Böyle takım mı olur..!?

Koca 45 dakikayı yedi, boşa harcadı..

Geçen sene Bolu, ondan önce İnegöl, bi’önce Çanakkale Dardanel, ve 79 yılında yaşanan “Abe lüle, ne oldi sana, çabuk süle” dedikleri Lüleburgaz yenilgileri..

“Tarih tekerrürden ibarettir” derler hani..

Ama öyle değildir..

Çünkü,

“Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar,

hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi” diyor Mehmet Akif..

Gökyüzü kadar aşikar ki alınmamış!

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20187246.asp

(Bolu, İnegöl ve Lüleburgaz facialarını öğrenmek için tıklayın)

Durumun sıkı olduğu anlaşılınca ikinci yarı Fernandes ve Almeida ile başlandı!

Bakıyorum Hilbert, Oğuzhan ve Olcay da ısınıyor..

Sorarım size, Hilbert ve Oğuzhan ilk yarıda kulübede oturacak oyuncular mıydı..?

Artık ikisinden biri girecek oyuna..

Benim bildiğim GERÇEK Hocalar şöyle yapar, önce fark atar sonra AS’larını çıkartarak gençlerine şans verir..

Taktik yok, önceden çalışılmış bir pozisyon yok! E, bu durumda strateji hiç yok.

Nihayet Batuhan’ı oyundan çıkarttı..

Bu oyunuyla bu oyuncuyu 63 dakika oyundan tutan zihniyetin aklı başına geldi..

Oğuzhan girdi..

Fernandes olmasa gol olmayacak.. Nefis bir frikik atışı.. 1-1 oldu.

Oflu kaleci çaresiz “Teyyare” oldu..

Oyuna giren Oğuzhan’ın ısrarlı koşularından top Erkan’a, Erkan Almeida’ye..

Almeida o gövdesiyle yere paralel olarak “Teyyare uçuşu” yaptı ve kafayı vurdu..2-1 oldu.

Beşiktaş kulübesinde sevinç var..

Bakıyorum buradan Beşiktaş seyircisine dakikalardır kabus seyrettiren hoca gülmeye başladı.. Rahatladı tabii..

Şimdi bakın! Size bir tarif vereyim..

Hoşaf ve komposto..

İkisi de meyvelerden yapılır..

Biri kuru biri taze meyveden yapılır..

Taze meyveden yapılan komposto denir..

Zaten tazedir, yapmasan da olur.. Çiğ çiğ yesen daha yararlıdır çünkü..

Hoşaf ise kuru meyveden yapılır.

Yani, tazenin olgunlaşmadığı zamanlarda “kaşar” olmuş kuru meyvelerden yapılır..

Hoşafın suyu adama hararet verir, ısı verir, enerji verir..

Kısacası hoşafa muhtaçken, ille de araya taze meyve sokuşturacağım deminin anlamı yoktur.

Taze meyve olgunlaşmışken de kurumuşundan hoşaf yapmanın alemi yoktur..

Yani, iyi ahçı, kompostoyu ne zaman, hoşafı ne zaman kaynatacağını iyi bilir..!!

Şayet bilmiyorsan, tarihten ders alırsın tekerrüre düşmemek için..

Neyse ki İnönü’deki kabus iyi bitti..

Hele ilk 65 dakika tam kabustu..

Önce “Of” sonra OH! Diye bitti gece..

Ancak; Trabzonlu taraftarların, sahada adam gibi top oynayan oyuncularını çağırarak “Helal olsun size helal olsun” diye destek vermesi çok güzeldi..!!

OC bir kez daha kaçar anam babam..

En Kalbi Muhabbetlerimle

Ben CAN, Orhan Can..

NOT: Maça gelirken gazetede, harbi Trabzonlu Sabit Yeşilyurt, “Benim takımla oynuyorsunuz, fazla atmayın” demişti..

Ne fazla atması, az daha  “Abe Lüle, noldi sana büle..” oluyordu..
Yanıt: