Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Derin göletlerin menevşesi...

12 Ekim 2014, Pazar - 04:39
Bazı akşamlar alır götürür, hiç gitmediğin diyarlara...
Duraklar birbir geçer hızlı hızlı...
Ilık bir esintiye teslim olmanın uyku öncesi mahmurluğunda...
Örtünürsün tüm hasreti...
Sokaklar ıssızlığın kulak çınlatan emanet sesinde ıslık çalar...
Bir bank, bir bank daha atlaya atlaya ağaç kuytusunda gizlenmiş kedinin miskinliğinde...
Bir vapur düdüğünde, kıyıya varışın ilk sinyalinde...
Dakikalar uzar...
Ha tam da öyle...
Her mevsime isyan...
Kıraç toprakta, düşen son yaprağın savruluşunda, öyküler dökülür...
Beyaz sayfalar mürekkebin italik dizisinde...
Gayri yük taşınmaz, bu yürek...
Duymayana bağırmak ne çare...
Yoksundur, kanat takışın coşkusu...
Derin göletlerin menevşesi....
Haydi üzülme, haydi söyle bir kez daha...
Yitirilmiş özlere inat, direnişim yürekte sevdama...
Unutulmuş ne varsa insana dair, hepsine tutunuşum...
Ağır akan her akşama, sabahlar yakın...
Elbet var, güneş her karanlığa doğan, elbet var her kötülüğe karşı bir iyilik...
Her bulut yağmur olur, dökülür ya,
Ha tam da öyle...
Varılmayan her durağın es geçilmiş mola yerlerinin yorgun yolcuları misali, elimde mendil sallıyorum kaybedilmiş her düstüra...
Çocukluk sesimin, romana dönüşen tortusunda geride kalan güzelliklerimin yağmalamasında...
Farzediyorum ki, bakıyoruz ama görmüyoruz...
Belki bir gün susan vicdan konuşucaktır...
“Hepimiz insanız” hepsi bu diye...