Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Dem vuran, boş meyde...

26 Ocak 2013, Cumartesi - 17:34
Neyin tınısında Nar’ı Ateş...
Dağın zirvesinde,Hamuş...
Ayın gölgesinde, güneş,
Gece ile günün kavuşmasında şafak,
Suskunlukta, ses
Gönül telinin sızısında sevgi...
Aynamdan yansıyan her yuzün suretinde,
Devri i alemde “Hiçim” hiç...
Suyun berraklığını kirleten çamurunda, batakta ayak bağının hırçınlığında, dervişin “Hu” sesini duymaksızın kayboluşumda, dönüşüm öze...
Hepliğin bilinmezinde, yolalışın yalana dolanışında kafa bulanışında kendi etrafında dönüşün huşusunda, semahın lutfunda arınmanın arifesinde...
Hiçim, hiç...
Varlığın yoksayılışında, kalbe vurulan mührün hiç silinmeyişinde...Erdemin kulluk hakkını sunmayışında, vefasız gönül tahtının sahibinin serzenişinde...
Hiçim, hiç...
Avere dokunuşların, temaşa edilişinde, oh diyenlere boyun eğişimde...
Kutsal sayılan sevginin, heba edilişinde, hem safım, hem yorgun, hem de biçare...
Akşam güneşinde dal olmamışken ağaç gibi duruşun gölgesi var mı ola...
Evet ya da hayır
Hepliğinde hiçim...
Gedik dolduran değil, abı hayat suyunda,  bir nokta, evrenin yüceliğinde
gönül ısıtan bir avare...
Dergahsız...
Tahtın sahibi, yersiz, yurtsuz,
Dem vuran boş meyde, ne suyum, ne de susuz...
Ah almayan, ahti vefayım...
Ne yerde, ne gökte, ruh taşıyan, her bedende,
kalbe ışık veren sevgide...
Hiçim, hiç...