Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Deli eder adamı...

27 Mart 2012, Salı - 05:24
Aslanın komutasındaki tavşanlar ordusu,
tavşanın komutasındaki aslanlar ordusundan daha iyidir."(X)
Bu sözler geliyor aklıma bu büyük statta.
Bir takımın, bir ekibin başındaki insanın, “Liderin” yani, bu derece önemi vardır işte!

“Abe lüle, nedir büle, çabuk süle, ne oldi sana büle.. travmasından sonra vız gelir bana o soğuklar vız..” diye düşünüyorum Olimpiyat Stadındaki o keskin soğuk altında..
Devasa bir stat burası..
Ferah mı ferah.. Hatta o kadar ferah ki püfür püfür yani..
Derin dondurucuya girseniz kendinizi daha iyi hissedersiniz, o kadar yani..
Buraya, rüzgarı hesaplamadan, korunaksız olarak bu stat projesine onay verenleri Hayırla anımsamıyorum..!! Çünkü, insanın ciğerine işleyen bütün kuzey rüzgarlarına açık burası..
Adı Olimpiyat Stadı.
Eh elbet, Olimpiyat için yapmışlar.
Misal mızrakçı, (Ciritçi) mızrağını bir fırlatacak, sopa rüzgardan döndüğü gibi maazallah adamın bir yerine..(!) Böyle rüzgarlı bir yer burası..
Aman neler de geliyor aklıma..
Tam karşımda, ağır ayaz rüzgarı altında bile takımlarını yalnız bırakmayan Beşiktaşlılar var.
Bozbaykuşlar ise çoğalmış..
Sayıları iki katına çıkmış gibi gözüküyor!
Besbelli, Boluspor’un bile yendiği Beşiktaş’ı görmek için bir mahalle tam kadro gelmiş..
Bu arada, “Yıldız” ve “Poyraz” rüzgarını arkasına alan Belediye golü buldu.
“Arka Mahle’de” korkunç gerçek böyledir işte..
Çünkü, Arka Sokaklar değil Arka Mahalle’dir burası.!!
Mahle’nin bıçkın delikanlısı işleri bir kez “yumuşatmaya” görsün..
Bak başına neler gelir..!!?
O güne kadar bıçkın delikanlıyla karşılaşmamak için arka sokaklarda dolaşan yeni yetmeler, bak nasıl dolaşmaya başlar “Mahle’de”..Hele hele bir de arkasından esen rüzgar var ise..
Denizde yelken, “Mahle” de ise yeni yetme bıçkının kanatları bakın nasıl da “Şişer”!
Eskiden “Mahle’nin” delikanlısı ile karşılaştığında ceketinin önünü ilikleyen adam, meydan okumaya başlar!
Çünkü “Başkası yapabiliyorsa ben de yapabilirim (DÖVEBİLİRİM) bunu” diye düşünür.
“Başın beladadır, tabancanı tuvalette unutma” lüksün yoktur artık..
Arka Mahle’nin vazgeçilmez kuruladır bu..
Koca Osmanlı da güçsüzleşince yedi düvel üstüne çöktü biliyorsunuz.
Bu kural, bireye de takıma da o koskoca ihtişamlı devletlere de aynı davranır!
Kimseye torpil yapmaz.
Burada asıl mesele, “O duruma” düşmemektir..
Bir kez düştün mü? Vay haline..
O “Arka Mahle” ki hayatı acımasızca öğretir ve tattırır insana..!!
Bana inanmıyorsanız, o koskoca devlet başkalarının düştükleri duruma hele bir bakın.
“Yeni bıçkınlar” nasıl da bağır bağır bağırtıyorlar adamı..
Oysa hepsi, daha düne kadar “Kudretle birer BEY”di..!!
Şimdi de hallerine bir bakın hele.. Hayat böyle bir şeydir işte..
Yaşamın her tarafı birer yansıma olduğu için, “Arka Mahalle’deki” bir bıçkınla, GÜÇLÜ bir TAKIM veya DEVLETİN ya da LİDERİN, güçsüz düştüğü anda başına gelecekler hep aynıdır..!! Hiç değişmez bir kaderdir bu.. Diyalektiğin kuralı gibi..

Neyse, tam burada, “Arka Mahle”ye ara vererek, küçük bir “saplama” yapıyorum.
Neden derseniz? Şundan:
Herkese pas dağıtıp, oyun kurmaya çalışan ve tüm arkadaşlarına gol attırmaya çalışan Fernandes var ya.. Evet o Fernandes işte..
“Siz yapamıyorsanız ben yaparım” diyerek golünü attı.. 1-1 oldu..
Hani, iş verdiğiniz birinin beceriksizliğini görüp de sinirlenir ve “Kalk oradan kalk! Ben yaparım” dersiniz ya.. Fernandes de öyle yaptı işte..

İkinci yarının başında Fernandes’in başlattığı atak sayesinde Mustafa Pektemek golü buldu.
Beşiktaş 2-1 öne geçti..

“Fernandes Hindistan’da oynasın en az 4 eyalet ona tapar” diyen sosyal medya mensupları haksız çıkmıyor ve Fernandes 65. dakikada sahayı bir baştan bir başa geçti.
O koştukça Beşiktaşlılar da sevgi heyecanından “çılgına” döndü. Ben de tabii..
Neredeyse golü de atacaktı ama olmadı.. Son anda kornere çeldiler..
Bu depar akıllara, Jamaikalı Usain Bolt’u getiriyor.. Bana göre Hüseyin Bolt yani..
Hani “Koşmada” Dünya şampiyonu olan adam..
Vallah aynen onun gibi koştu Fernandes..

Belediyenin üst üste pozisyonlar Siyah – Beyazlıların kalesini “daraltırken”, hemen arkasından Beşiktaş’ın kaçırdıklarına sıra geliyor..
Hele Veli’nin kaçırdığı, deli eder adamı deli.. Ah Veli..!!
Yapacak bir şey yok, belediye durumu 2-2 yaptı.
Hayatın akışı da böyledir işte..
Veli atsaydı o golü, su başka türlü akacaktı..!!
2-1 iken 3-1 olacaktı, maç başka bir “Şekil” alacaktı.
Tabii, İstanbul Belediyeciler de diyecektir ki,
“Belediye’de kaçırdıklarını atsaydı, suyun akışı öyle değil öyle akacaktı..”
Dorudur anam babam doğrudur..!!
Bu bakış açısı da doğrudur..

Ne demiştim, “Veli atsaydı o golü, İstanbul Belediyeciler olacaktı DELİ; atamadı, oldu Beşiktaşlılar DELİ..!!
Hayat böylesine görecelidir işte..

Ancak; potansiyel "OLAĞAN ŞÜPHELİ" olarak her zaman bıçkın delikanlı olmaya aday olan İstanbul Büyükşehir Belediye, Beşiktaş da çok kaçırdı amma Kara Kartal’ı elinden kaçırdı bence bu gece..!!

Neyse OC parmaklarını ısıtmak için acil kaçış yapar bu gece de..

En derin Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..

(X) Sunzi ya da Sun-tzu.. Ünlü Çinli general ve askeri teorisyen, savaş stratejisi üzerine yazdığı Savaş Sanatı (Art of War) ile ünlüdür..
(XX) “Mahle”, “Mahallenin” konuşma diliyle yazılmış halidir.
Elbette burada, Ahmet Kaya’dan esinlenilmiştir..
Dileyen, Ahmet Kaya’nın “Arka Mahle” şarkısını dinleyebilir..