Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Dediler

23 Haziran 2011, Perşembe - 22:44
Senin hayatın MOR dediler.
Aman, nasıl da abarttılar. Evet, mor rengine tutkunum, morun tüm tonları beni cezp eder.  Mor rengi bana hâkim ama kendimi de ona teslim etmem, ben beyazı da severim, siyahı da, pembenin koyu tonlarını severim ama yine de gönlüm mordan yanadır. Sakın, gri de alınmasın, ben onu da severim. Tan vakti, güneşin doğuşuna kadar dağların üstünde dalgalanan mora bürünmüş ümitlerle başlarım güne ama yine güneşin batışını seyrederken o canlı renk cümbüşü beni düşüncelere sürükler, hayatı sorgularım.
Evet, ben renk uyumunu severim, renklerin tonlarını seçerim ve yalnız moru değil, ben RENKLERİ severim.
 
Sen ÇOCUKLARI seversin dediler.
Aman nereden de bildiler? Evet, ben çocukları severim tabii. Onlarla oynamak, sohbet etmek, onları eğitmek, sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek beni mutlu eder. Bazen, kızdığım da olur onlara ama asla gücenmem asla dargın kalamam.
Ben gençleri de severim. Aslında onlar bizim aynamızdır. Genelde onları biraz umursamaz, biraz sorumsuz buluruz lâkin şimdiki gençler bir önceki kuşağın eseridir. Farklı ortamlarda, farklı imkânlarla, onları yoğuran eller farklı. Çocuklarla çocuk, gençlerle genç olabildiğimi, onların sevgi ve ilgilerinden anlıyorum.
Yaşlılarla da muhabbetim iyidir ama ihtiyarlarla asla. Yaşlanmış bedenlerde genç kalmış beyinlere saygı duyarım, onları severim.
Evet, arkadaşlarımı, dostlarımı da bir çiçek bahçesine benzetirim. Gülün ve menekşenin verdiği zevk başka. Her çiçeğin benim gönül bahçemde ayrı bir yeri var.
Evet, ben İNSANLARI severim. Hayatımı paylaşan iyi huylu, huzurlu, sadık ve zeki insanları severim.
 
Sen BAHARLARI seversin dediler.
Aman, ne çabuk karar vermişler. Aslında doğayı canlandıran İlkbaharı yaşamak gerçekten zor çünkü göründüğü an hemen bahar dalını yakalayıp sıkı sıkı yapışmak gerekir çiçeğine böceğine, ellerini açıp yağmurunda ıslanmak, serçelerin cıvıltılarını duymak, toprağın kokusunu ciğerlerinde hissetmek gerekir. İlkbahar serap gibidir ve bizi yaza sürüklerken zaman zaman farklı cilveleriyle bizleri şaşırtmaya bayılır.
Sonbaharı ise yine içime sindire sindire yaşıyorum. Genelde Kınalıadada geçirdiğim bu mevsimde denizin güzelliğini, ağaçların hüznünü, bulutların gökyüzündeki hâkimiyetini, yeşilin sarıya dönüşüp insanları sükûnete davetini, rüzgârın kulaklarımıza güzel nağmeler mırıldanırken beni nasıl dinlendirdiğini uzun uzun yazmak isterdim.
Güneşinde kendimi denize atıp, kulaç kulaç yüzdüğüm, mehtabında hatıralara dalıp zihnimde yüreğimin kalemiyle şiirler yazdığım mevsimdir yaz mevsimi. İnsanların kendilerine daha çok vakit ayırabildikleri, her nedense kolayca aşık olabildikleri bir mevsim. Yaz aşkları denir, yani mevsimlik gönül eğlencesi mi? Hayır dostlarım, aşk her zaman vardır ve her mevsimde de yaşanır. A la minute aşklara da benim aklım ermez.
Kışı neden sevmeyeyim ki? İnsanın kendisini geliştirdiği Kültürel ve Sanatsal faaliyetlerin doruğa çıktığı mevsimdir kış mevsimi. Kış turizminin, kış sporlarının kendi sektörlerinde önemli gelişmeler kaydetmesi sevindirici fakat paranın daha çok önemli olduğu bu mevsimde yoksulları düşünmek ve tenha muhitlerdeki hayvanların yüz üstü kalmaları beni üzer.
Evet dostlarım, ben yazı, kışı, ilkbaharı, sonbaharı değil, MEVSİMLERİ seviyorum. Yaşadıkça hayatı seviyorum. Tüm zorluklara, yorgunluklara, acılara rağmen hayatın bana verdiği güzellikleri seviyorum çünkü Tanrının bana bahşettiği bu hayatta yaşadığım müddetçe kendime, yuvama, topluma, yüreğimde yeri olan ve yanımda olan herkese karşı görevlerim var benim. İnsan bu sorumlulukları yüklenemeyeceği zaman, hayat biter. Ben hayatı sevmek zorundayım.
 
Sen İYİ ile DOĞRU yu seversin dediler.
Aman, ne kadar doğru demişler. Keşke bir de her iyi olan şey, doğru olsaydı. Doğru olanı yakalamak ne kadar da zor olsa, ondan doğacak iyiliği hak etmek o kadar zevkli oluyor. Asırlarca, kötülük yalnızca yanlışı getirdi, çare de olamadı. Bence, kötü tohumu çimlendirendedir hata. Ben, hayatın düğümlendiği yollarda, iyilikle, güzellikle, namusluca, insanca ve doğru çözümlerle yürüyen şerefli, güçlü ve onurlu insanları seviyorum.