Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Damla deniz...

08 Ağustos 2012, Çarşamba - 08:51
Bu sabah erkendi sabaha uyanışım....
Gönül bahçemin tüm hüzün çiçeklerini....
Ayrık otlarını, yoldum bir bir....
Ellerime dikenler battı....
Kanadı....
Olsun varsın...
Kanamadı ya yüreğim....

Avşa adasının küçük şirinmi şirin bir balıkçı köyündeyim on gündür....
Her sabah sahile parelel yokuştan kediciklerin, köpekçiklerin eşliğinde, müdavimi olduğum internet cafe ye gidiyorum....
Kapıda bekliyorlar, birazcık geç kalsam '' Nerede kaldın ? - ABLA - '' diyorlar...

Minicik bir zaman diliminde; yılların dostluklarına taş çıkartırcasına sarmaş dolaşız....
Onlarla birlikteyken gün bitmesin istiyorum....
Gece sabaha çabuk kavuşsun ki, bende onlara kavuşayım....
Azalan günlere inat, her anımı birlikte dolu dolu geçirme telaşındayım....

Köyde yaşamanın doğallığı, saflığı, riyasızlığı ile sunuyorlar sevgilerini....
Büyük şehrin sahte maskesi yok sohbetlerinde....
Sansürsüz anlatımlarıyla hem şaşırtıyorlar, hem güldürüyorlar....

Cafenin içerisinde uçuşan mutluluk kelebekleri gibiler....
Kimi zaman tebessüm oluyorlar dudaklarımda....
Kimi zaman bir kahkahanın sessiz çığlığı....

Benden çekindikleri filan yok....
Bağıra, çağıra anlatıyorlar tüm dertlerini....

Hatda sevgililerini....
Kimi yeni ayrılmış....
Kimi itiraf edememenin mahcubiyetinde....

Burak, Selin, Efe, Buğra, Özgür, Elif...
Deniz' le Damla ikiz....
Maviş gözlü, sarı lülüş saçlı, pembe pembe yanaklı....

Deniz sessizmi sessiz....
Damla ise sitenin hakimi...
Zaman zaman bitmek bilmeyen soruları ile sabır küpü beni bile çileden çıkarıyor...
Sabır küpü yakıştırması arkadaşlarımın
Onlara göre adım '' Sabıriye ''....
Sevgilisinden ayrılmış dün, suçlu arıyor....
Burak memnun....
'' İyi olmuş ben sevmemiştim onu '' diyor....
Gözleri parlıyor....
Anlıyorum Deniz' e ilgisini....
Tatlı cadı Deniz' in umurumu Burak ???
Pat diye soruyor bana ....
Yaşıtız ya...
'' Sevgilin yakışıklımı '' ???
'' Yok ki '' diyorum....
Deniz' e göz kırparken yakalıyorum....
Belli inanmıyor....

Selin sesleniyor....
'' Ablaaa bir şey sorabilirmiyim '' ???
'' Kaç kere söyledim, bana ABLA demeyin ''diyorum ...
Burak perdesiz sesiyle....
'' Peki ABLA. '' diyor....

Yakında onlardan ayrılacağım diye şimdiden yastayım....
Öyle çok alıştım ki, en küçüğü sekiz, en büyüğü onüç yaşında ki bu arkadaşlarıma....

Asıl rekor Eylül' de....
Dört yaşında, bahçevanın kızı....
Akıllımı, akıllı....
Bence onun ABLA hitabı rüşvet....
Beni seçti, bu yolu deneyerek....
Gün boyu kaç kişiye, evcilk oynama teklifi getirmiş...
Her defasında hüsrana uğramıştı....
Bir ara kendimi....
Yere oturmuş, Eylül' le evcilik oynarken buldum....
Gülmeye başladım....
Esas film Eylül' ün rol dağıtımında koptu....
'' Abla şimdi sen '' ÇOCUK ''olacaksın ben '' ANNE ''....
Nüfus yaşımızda uçurum vardı....
Zeka yaşıyla Eylül almış başını gitmişti...

Bu durum oldukça dokunmuştu bana....
Nilgün' e yakındım....
'' Zeytin ( 2 yaşında ), Muso ( 3 yaşında ), Eylül ( 4 yaşında ) hepsi bana yapışıyorlar '' dedim, sitemle....
'' Bana NEDEN yapışmıyorlar '' dedi....
Sorusu cevapsız kaldı....
Hala düşünmekteyim NEDEN ???

Sarışınlıkla zeka yaşının ortaklığını bilirim....
Özellikle Marilyn Monroe ile örtüşmüştür....
Kendi sarışınlığımı düşünüyorum....
Üstelik sahte sarışın da değilim....
Damla ile deniz gibidir....
Çocukluk fotoğraflarımda ki saçlarım....

Beni yaşları ile eş tutan...
Kendileri küçük....
Yürekleri büyük....
Bu dünya tatlısı arkadaşlarımı çok sevdim....
Huzursuz günlerimin huzuru oldular....

Penceremi araladım az önce...
Etrafa baktım....
Saksımda ki çiçek....

HUZUR AÇMIŞTI.....