Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Meyhaneden
İlia Shestakofİlia Shestakof

Çok zenginiz bilmesek bile...

10 Ocak 2016, Pazar - 23:11
Varmıdır ? Dünya’ da başka bir şehir ki;
23,24 Aralık’ ta başlayan, 
Mutlu Noeller, Kala Hristugena, Merry Christmas…
Temennilerini,
Yilbaşı ve Yeni Yıl dilekleri izlesin…
Hemen bitti diye düşünmeyin,
Sırada daha Jülyen takvime göre,
6/7 Ocak’ taki Noel, Şnorhavor Znunt
Ve 13 Ocak’ taki Yılbaşı kutlamları sıradadır …

Herkes yaşanmış olan seneyi  bir tarafa atmış, farkında değil 4,5 milyar yıllık dünyada iyisi, kötüsü, tatlısı, acısı ile 1 seneyi yaşamış olabilmenin mağruriyetinin…
“Umut fakirin ekmeği” misali,
En güzel temenniler, en güzel dilekler havada uçuşur durur…
Sağlık,mutluluk, huzur, başarı, bereket gibi en klasiklerinden tutun da,
“ Ne seviyorsak onu yapalım ve ne yapıyorsak onu sevelim.”
“ Hayatımızdaki küçük mutlu anlarımız için teşekkür edelim.”
“ Savaşmadan başarmayı öğrenelim ve en büyük zenginliğimizin paylaşmak olduğunun farkına varalım.”
“ Kalbimizden gülümseyelim ve birbirimizden güç alalım.”
“ Zenginlik, sahip oldukları için mutlu olmaktır. Sahip olduklarımız için mutlu olalım.”
“ Son seneler de fazla gri yaşıyoruz; 2016, 2015’ den daha iyi bir sene olsun ve hayatımıza biraz renk girsin…”
“ Gülümsetecek sohbetler yapmaya mecalimiz olsun.”
“ Herkesin dileğinin gerçekleşmesini diliyorum..”
gibilerine kadar …. (Bilgi: Temmeniler bu seneki  “Stin ygeia mas” yılbaşı eğlencesinden alıntıdır)

Yalnız baktım da bu harala gürele arasında kimsenın kimselere ŞANS dıledığı yok, veya arada kaynıyor gidiyor ŞANS’ a dair temenniler… ŞANS’ a geldiğimiz bu dünyaya ŞANS’ a olan bu ilgisizlik niyekine dedim ve bendenizden ŞANS’ a dair bir iki kelȃm….. Unutmayalım ki, en büyük şansınız hayatta olduğunuz o andır, vücudunuzdur, sağlığınızdır, ailenizdir, sevdiklerinizdir, yakındakilerdir, uzaktakilerdir, sahip olduklarınızdır, hayallerinizdir, umutlarınızdır, paylaşımlarınızdır,hayat ile olan mücadelenizdir, başarılarınızdır, kaybetmişseniz eğer denemiş olmanızdır, iki damla gözyaşıdır, hırsınızdır, intikamınızdır, dır da dır… Kısacası siz varsanız ŞANS’ ınız da vardır… Ve de ŞANS’ ını yaratmak insanın elindedir, gerisi ŞANS’ a kalmıştır…

“Çöldeki bedevi ve kutup ayısını” bırakın bir tarafa, ahanda size bizim buralardan, hepimizin duyduğu, çevresinde gördüğü ve bizzat yaşadığı benzerlerinden ŞANS’ a dair bir hikaye ile bitireyim yazımı….

Bir zamanlar Rusya’ nın Karadeniz sahil şehirlerindeki barlarda şarkı söyleyen kendi halinde Gürcü asıllı bir şarkıcı varmış… Alkol, uyuşturucu derken yoğun bakımlık bile olmuş… Hatta şarkıcımızın anlattığı o ki; yoğun bakımda kaldığı halüsinasyon zamanlarında “ Sen ölürsen benim şarkıları mı? kim söyliyecek” gibisine başka boyutlarda ki ünlü bir Rus şarkıcı da ziyaretine gelmiş…. Neyse, iyileşmiş, 33 yaşında düşmüş yollara, istikamet Moskova… Günlerden bir gün haspel kader bara uğrayan bir menejer vasıtası ile ilk albumunu yapmış 35 yaşında ama asıl ünlü olmaya başladığı yaş; 45…Kişi, günümüz Rusya’ sının en fazla kazanan, mafia ile olan arkadaşlığı dolayı Amerika’ ya girmesi yasaklanmış olan 54 yaşındaki rock şarkıcı Grigory Leps’ ten başkası değil… Yoğun bakım, gördüğü rüya, yollara düşmesi, bara o müzik menejerinin uğraması daha ne olsun ki….Neyse Grigory ermiş muradına, darısı benim başıma, sizlerin başına… Cümleten ŞANS’ lı yıllarınız olsun efendim…