Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eski Sandık
İmre Gaffaroğullarıİmre Gaffaroğulları

Cam kırıklarımı topladım...

01 Mart 2014, Cumartesi - 21:48
Merhabalar, son yazımdan bu yana biraz firariyim sanırım. Aklımda hep yazmak var ama bir türlü kalemin tutmadığı anlar vardır ya, ki yazanlar bilir, onlardan birinde takıldım kaldım.
Sonra düşünmeye başladım, nelere zaman ayırmıyoruz ki...
Neden keyif aldığımız şeyden kaçarız ki. Hangi bahanenin arkasına saklanarak mahrum ederiz kendimizi?
Birden bire herkesin aynı sebebleri göstererek, neleri geriye atıp, atmadığı gibi uçuk bir düşünce  ile zaten pek de yerinde olmayan aklımın sınırlarını  zorlamaya başladım.
“Evet ya bu benim” diyeceğiniz bir örnek mutlaka çıkacakdır. Adamlar, kadınlar, gençler biliyorum;  Kimisi kariyeri uğruna sevdiği adamı bırakıp gitmiş, başka ülkelere, bir başkası, çocuklar büyüyecek adam olacak diye kendi hayatından  fedakarlık yapmış, yada çalmış, farkında değil. Kapı komşusu, askerliğini yapmadı diye sevdiğini kaptırmış, bir başkasına, beriki şehirlere küsmüş. Sevgi bahane elbet. Ülke değiştirmiş, kimisi geride bırakamamış bir türlü en çok canını acıtan ilk aşkını.
Elbet, hepsinin bir hesabı var. Bana kalırsa bu masada hesap görmek zor iş; Çoğumuza ağır gelmiş bu erteleme  faslı ve kısmet bir sonrakine dediğimiz anlarımıza kavuşamadan belkide göçüp gideceğiz. Kim bilebilir?
Acaba bu yüzden mi, yüzlerimiz asık coğumuzun, sabahları kalkınca hep bir yorgunluk hali, pazartesi günlerinden nefret etmeler acaba bundan mı? Ama biliyormusunuz  avuçlarımızın içinden kayıp giden hayatı bile farkedemiyoruz. Bazılarımız bezmiş bile mücadele etmekden, tutunabilme dürtünüsünü hissetmemiz acaba ondan mı?
Kendi adıma pişmanlıklar diyemem ama ne kadar çok şey biriktirmişim omuzlarında.  Hesap görmek ise ve hepsi  çok ağır geliyor. Zaman, zaman bunu düşündüğümde üzülüyorum. Kimbilir kaç kanayan, can kırıklarını toplayamayan  kaç kişi var. Bu sessiz ruhlar şehirinde.
Sanırım hepimiz  bu bağlamda birer mülteci, birer yol yorgunuyuz. Lakin vakit lehimize değil dostlar. O yüzden eteklerinizde dökülecek taşınız, sevebileceğiniz bir kalp, nadasa bıraktığınız eski bir firari sevginiz, yıllardır görmek isteyip de bahanelerle ertelediğiniz bir dost yada  mezarlık ziyaretiniz varsa, zaman tam sırası. Hadi daha ne duruyorsunuz, doğrulun koltuklarınızda, zaman akıyor..
tik tak tik tak...