Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Buzun kadehde dansı...

15 Ağustos 2016, Pazartesi - 21:44
Uzağı yakın kılan ne ola ki...

Düşüncelerin yoğun karmasında,  denize dalıp kaybolmak...

Biraz pişmanlık, biraz hüzün, biraz çaresizlik...

Sonrası derin bir iç çekiş...

Başlamak mı?

Bitiş mi?

Yoksa hiç biri mi?

Her dalganın taşları sürekleyişinde, kadehi bir kez daha doldurmak, buzun dansında...

Demin tadına varmadan, hiç durmaksızın hiçliğe isyanın şahlanışında...

Derin bir ah çekiş....

Kıyamazsın ne sana ne sevdiklerine...

Anlatmak istersin, anlışılmazsın bilirsin...

Bağırırsın susarak...

Çıldırtan sessizliğin dengesiz, hayatın denge denkleminde, ipte yürümek misali...

Dayanmaz dediğin yürek öyle bir tutunur ki acılara....

Sonrası deniz kudurur...

Öylece gülümsersin göz yaşların şaha kalktığında...

Hem ağlarsın hem gülersin tüm olup bitene...

‘Şimdi asıl hikaye şu” diye başlarsın başlamasına da bir türlü biteremezsin...

Suçlu ya da suçlular aramaya koyulursun  dedektif misali...

Ve derininde bilirsin aslında...

Yoktur suçlu...

En kolayına sığınırsın...

Kader....

Yaz yaz bitmez hayat hikayeleri....


Kimini yaşarsın, kimini duyarsın, kimini sadece bilirsin....

Bazen de sadece hissedersin hepsi bu...

Kurgu mu bu dökülenler...

Hiç sanmam...

Yetemenin büyük burukluğunda sadece boğulursun....

Susuz bir iklimin hiç açmayan çiçeğinde,  limana gelsin diye beklenen geminin beklenen kaptanı için...

Sadece bilmek istersin...

"İyimidir" diye hepsi bu....


Niyeyse ürperirsin denize vuran ayın ışıltısında orda yalnız duran senmişsin misali...

Ve derinden seslenirsin...

"Sen üzülme emi...

Her şey olacağına varır..."

Kızsanda, kaçsanda, sevsende, gitsende kalsanda...

Rüyamlarımdan gelip geçene....

Bir kıyıdan bir kıyıya....

Kıyamam sana....