Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Çemberin dışı
Cenk UrasCenk Uras

Böyle bir şey...

03 Eylül 2015, Perşembe - 16:04
Giderek yavaşlayacak düşüncelerin, bedenin, ağır aksak.
Kaslarına hükmeden kim?
Biliyor musun?
Kendini sulara bırak, balıkları yakından gör söz gelimi...
Şnorkel miydi adı? 
Nereye koydun? 
Hatırlamayacaksın,zihnindeki gerçekler silinecek...
Peki ya kalanlar?
Kalmasınlar.
Kalmasınlar ve kalmasınlar deyince mi kalmaz onlar?
Gerçek olmayan her şey kalacak, anlamıyorsun.
İtirat et!
İtaat Et!
Siktir et!
Şeker kutusu…
Yetersiz doz...
Bir çocuk geçiyor yanından, sarı kıvırcık saçlı, şirin!
Sev hadi!
Deme öyle, kim uğraşacak deme, son şansın, sev…
Sen-sen-sen, sev-sen sen…
Çocuk sana, sen çocuğa bakıyorsun, annenin ayakları çıplak, çocuğun ayakları çıplak… Seninkilerde terlik, ama neden?
Terliklerini çıkar, en çok sen çıplak…
Islak kumlarda yürüyorlar, bastıkları yerde ayak izleri…
Ayak izlerini dalgalar siliyor, ayak izlerinde sen varsın, varla yok arası.
Gülüşüyorlar.
Kim bilir neler anlatıyorlar birbirlerine?
Sana da anlatsınlar sen de gül desem,
yorgunsun.
... ve gece, biliyorum seversin.
Yıldızlar, üstüne başına akıyor, zihnin paramparça...
Sarmal...
Farkında mısın,  artık hiç hastalanmıyor bedenin, ruhundan sıra mı gelmiyor?
Sen öyle san!
Mikropların bile terk ediyor seni yavaş yavaş. 
Acıların yaşlı kadın adımı pıt pıt... Sevinçlerin yarış atı dıgıdık...
Gecenin hangi ara bittiğini, hangi ara uykuya daldığını hatırlamayacaksın, uyumasan, uyuyamasan daha mı iyiydi?
Sabahleyin balıkçılarla denize açılacaksın, yarın bereketli, durgun olacak deniz, seyir hidrografi ve oşinografi dairesi bildirdi.
Sahi kaç numaraydı ayakların?
Sarı çizmeleri sevdin mi?
Sarı çizmeliler kısmetlerini livarda toplayacak, onların heyecanlarına ortak olamayacaksın. Eline tutuşturdukları, kocaman levreğe bakıp duracaksın boş gözlerle.
Yavruları yersin sen, kötüsün.
Dünün aynısıdır bugün.
Yıldız banyosu, dalga sesleri…
Kalabalık ateş yakacak, muhabbet edecek kumsalda.
Uğultu.
İskelenin ucundaki çift (kaç çift) ayaklarını sallandıracak denize.(ayaklar da çift)
Aşk mı? Ne anlarsın, güldürme.
Hangi yana gitmek istersen oraya git, seni terk edeceğim az sonra, usulca çekileceğim.
Her kahkaha sessizliğe vurulan bıçak darbesi…
Gece kanıyor.
Karanlık, kırmızı, sıcak… Kan kokusu. Sivrisinekler. Kanını emecekler, fark etmeyeceksin. Hayat kendiliğinden incelmez, bal gibi bileceksin ve bal, o da sıcak.
Bal dediğin için kendine gül.
Güldüğün için şaşır, şaşırmayı unutmadığına sevin, durduk yere sevinince kız, kızınca…
Sus!
Az önceydi hani, hatırla.
Seviniyordum, ne oldu şimdi de.
İncelecek olanın ne olduğunu unut.
Oh işte deyip üzül, oh deyip üzülen hiç kimseyi tanımadığını fark et.
Üzülecek bir şey yok, bal gibi yaşıyorum de.
Bal dediğin için bir kez daha gül.
Yeter bu kadar, çık şimdi kavanozdan.
Çığlık?
Evet, çığlık iyidir, çığlık atabildiğin sürece, nefes alacaksın, duyulmuyorsa sesin, atma.
Hala yok olmayı istersen, beni çağır, gelirim.
Şimdi gidiyorum ve artık yalnızsın.
Unutma beni demiyorum, biliyorum, zaten unutamayacaksın.