Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eski Sandık
İmre Gaffaroğullarıİmre Gaffaroğulları

Bol geliriz...

05 Mayıs 2014, Pazartesi - 12:42
Anlatacaklarım size de oluyor mu bilmiyorum ama sebebini sadece bahara yüklemek sanırım çok bir haksızlık olur bu yaşayan mevsime ve getirdiği güzelliklere.
Tamam hani yorgunlukları vardır,tatlı ,tatlı tembellik yapmak  ister  bedeniniz; ufak ufak kalbinizin yeniden çarpmaya başladığınızı hissederseniz ya ;işte tam  o anlardan birinde  hayatınızı allak bullak edecek günler ard arda gelir, saatler ve zaman sizi bir boşluğa sürekler.
Hayatın ne kadar kısa , uzun , önemli,önemsiz,değerli ,değersiz ,kararlı ve kararsız,neşeli,üzgün olduğu konusunda gel gitler yaşamaya başlar arafta kalırsınız ya .
Yine de  bahar mevsimine  toz kondurmamak adına  çiçeklerin,hatrına sevdiklerimizin,sevemediklerimizin hüznüne  ortak  sersem,sepet yuvarlanmaya başlarsınız ve şu soru  gelir akla .  Peki ama neden ?
Kendim  için çoğu zaman cevabını veremediğim;aslında  bilip de , bilmemezlikten  geldiğim  , yada es geçtiğim ,velhasıl yine çalışmadığım yerden geldi dediğim sorudur bu .
Bu defa da  yine öyle oldu. Bir tarafta sevgili kızım 29 sene önce merhaba demiş  bu adaletsiz dediğimiz yaşama,bir yandan  günün ,mevsimin yorgunluğu ,baharın telaşı,hayatın  koşuşturması derken bir de üstüne ,hiç konduramadığım bir dostumun vefat haberi ile allak bullak oldum. Aslında sadece sanal ortamda tanıdığım çok istediğim halde bir türlü gerçek hayatta karşılaşamadığımız bir dosta veda günüydü gün,Hangi birisini yaşasın  yorgun beden,o kadar çok duygu ayni anda şaşmamak elde mi?
Üstüne ,üstelik  üzerinize afiyet haftalardır geçmeyen bela birde başağrısı herşeyin  üstüne tuzu biberi,velhasıl nereye dönersem döneyim sanki hep duvarlara çarpıyormuş hissi ile  arada kalmak duygulardan duygusuzlaşmak . Sanırım  uyuşmak  böyle bir şey ;  Size veda ,kimisine  sela ,bazısına  vefa ,kimisine cefa olan veya olamayan herşeye,herkese rağmen ;söylendiği gibi devam faslındayız hayata  .
Son sözümüz ise  bir alıntı  '' Büyük olsun seneye de giyer diye büyütülen çocuklardık biz. O yüzden her bir beden bol geliriz ruhumuzu anlamayanlara.
Hoşçakalın,