Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Bizim sevdamız...

12 Aralık 2011, Pazartesi - 10:28
“Bizim için futbol Doktor Socrates’tir..”
“Beşiktaş’ın Şehidi Erdal Başer unutulmayacaksın..”
“Bizim için sevdadan çıldırmış diyorlar..”
“Gladyatör..” (Egemen için..)
Ve bir yanda Tayfur Havutçu, bir yanda Ahmet Ateş ortada Serdal Adalı’nın resmi.
Altında “SİZİNLEYİZ..” yazısı..
İşte, Çarşı Grubu’nun bulunduğu tribünden açılan pankartlardan seçmeler size..!!
“Bizim için sevdadan çıldırmış diyorlar..” sözü çok hoşuma ‘geliyor’ doğrusu..
“Evet, çok doğru” diye geçiriyorum içimden ve “Sevdadan çıldırmamış olsalardı bu kadar insanın ne işi var burada Allah aşkına..!!” diyorum..

Bu sevda öyle bir belalı sevdadır ki, bir kez sevmeye gör..
Bırakamazsın, vazgeçemezsin..
Hele bir de Beşiktaş, Beşiktaşlı seni sevdi mi..!!?
İşte bu yüzdendir Pascal’ın Türkiye’den ayrılamaması.
İşte bu yüzdendir Bobo’nun ilk fırsatta Türkiye’ye gelip, tribünlerdeki yerini alması.
İşte bu yüzdendir İspanya’ya dönen Guti’nin Türkçe mesajlar vermesi..!!
Ve İnönü’de Quaresma sesleri..
Bu sevgiye, sakat olan Q7 ayağa kalkıp selamlıyor herkesi .. Ne güzel..!!
“Futbola vurulan onca darbeye rağmen stada gelenlere selam olsun..” diyorum ben de!

Tüm Türkiye’nin sempatiyle baktığı Bozbaykuşlar da yerini aldı.
Belediye Kafilesi onlardan daha kalabalık doğrusu!
Beşiktaş, Büyükşehir Belediye karşısında
Maça Belediye başladı. Deniz tarafındaki kale onların.
Beşiktaş’ın pruvası bu kez deniz tarafına dönük.
Bana göre ise İskele tarafımda Beşiktaş, sancak tarafımda Belediye var..
Oboo, Fernandes’in bir hatası Beşiktaş kalesinde büyük tehlike oldu..
Arkasından Beşiktaş yüklendi Belediyenin kalesine.
Siyah-Beyazlılar defans emniyetini yine “Sıkı” tutuyorlar ama ilk ciddi şut rakipten geldi.
Benim de yüreğim ağzıma geldi doğrusu!
Fernandes derinlemesine top attı. Veli düşürüldü. Topun başında Fernandes var.
“Geldi gol geldi” diyecektim olmadı.. Top kalecide kaldı.
İnönü “Kartal gol gol gol” diye inliyor..
Belediyenin frikik atışı kaleyi sıyırdı dışarı çıktı.
Benim de gözlerim dışarı çıktı.. Heyecandan yani..
Ve Necip Almeida’ya nefis bir pas çıkarttı. Ah Almeida ah!
Beşiktaş korner üstüne korner atıyor bu gece..
“Eh artık atın golü de rahatlayayım” diyorum hani..
Ernst’i ceza sahasının içinde resmen indirdiler, hakem sadece seyretti.
Penaltının ta kendisiydi oysa..
Belediye, kale atışlarını o kadar ağır kullanıyor ki resmen mevsim değişiyor yani..
Seyirci de ıslıkla tepki gösteriyor elbette..

Maç gündüz başladı, hava artık karardı.
“Sanatın vazifesi, tabiatı kopya etmek değil, tabiatı ifade etmektir.” (X) diyor ya ünlü düşün adamı, işte Beşiktaşlı futbolcular da “Futbolu taklit etmek yerine, futbolu ifade ederlerse..” galibiyet gelir ikinci yarı.
Çünkü, futbol da sanatların en güzelinden biridir..
Kimi zaman sahada resim yaparsınız..En güzel tablolar çıkar ortayla..
Kimi zaman bir heykel yaparsınız sahada. İnce ve zarif!
Elbette; kötü oynarsanız ortaya kötü bir resim, berbat bir heykel çıkar!
Beşiktaşlı futbolcuların görevi de ortaya iyi bir resim çıkarmak.
Çünkü, ortada güzel bir tuval var, seyircisiyle çim sahasıyla..
Ee, güzel boya ve fırça da var, kadro gibi..
Geri kalanı futbolculara düşüyor.
Resme kötü katkısı olana da Carvalhal’ın müdahale etmesi gerekir.
Ne de olsa ortaya çıkacak olan tablonun sahibi O!
Bu arada Belediyeli oyunculardan yere düşen ayağa kalkmıyor.
Bu gece, koluyla topu alan Belediyeli oyuncuya ‘göğsüyle aldı diyen’ bir hakem var..
Veli çıktı Holosko girdi.
Bir türlü gol gelmeyince elimdeki tespih parmaklarımda düğüm oldu vallahi.
Derken, gol geldi. Mustafa attı..1-0 oldu 1-0.. Kornerden atılan topu gole çevirdi Pektemek.
1-1  oldu.. İnönü’de derin sessizlik var şimdi.
“Aldık” dediğiniz maçın derin sessizliği bu..!!
Bu kadar geriye yaslanırsan olacağı budur, golü de yersin..
Ama son düdük çalmadan sonuç belli olmaz tabii..
Maç 4 dakika uzadı.
Son düdük çaldı.
3 günde bir maç oynayan Beşiktaş 1 puan aldı.
Ancak, şu bir gerçek ki bu akşam, Beşiktaşlı oyuncular çok kötü bir resim çıkarttılar!
Oysa “Sanatın vazifesi, tabiatı kopya etmek değil, tabiatı ifade etmektir.” Savından yola çıkarak “Futbolu ifade etselerdi” ortaya bambaşka bir “TABLO” çıkacaktı..
Olmadı. Ne yapalım sağlık olsun..!!

Sırada şimdi Stoke City var..!!
Bu Beşiktaş, Stoke City’nin altına “çim serer” anam babam..!! Çim serer..

BCOC bu gece de kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..

(X) Balzac