Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Cafe keyif
Cengiz PalaCengiz Pala

Bizi düşün...

07 Ekim 2012, Pazar - 23:16
Beşiktaş’ın hayatımda önemli bir yeri vardır. Her futbol sevdalısının, gönül verdiği, tutkunu olduğu renkleri, o renklerin ruhunu verdiği bir camia ve kulübü vardır. Bir de o semtin insanıysanız, bir başka tutkudur. Gönülden seversiniz, aç, susuz kalırsınız ama onsuz asla. Her kulübün sevdalısı için geçerlidir aynı duygular.

Çocukluğumuzun geçtiği Ortaköy’de, 1966-67 yılları iki sene üstüste şampiyonluk yaşadığında sevdik Beşiktaş’ı. Bir daha da terketmedi o sevda bizi... Çok zor dönemler yaşadı Kartalımız, mumlar bile yakıldı takım için… Küme düşme tehlikesi de dahil, diğer büyük takımların da yaşadığı kaoslu günler…

Hiç kimse kusura bakmasın, her insana saygımız var, oyuncuya, hocaya, yöneticilere ama böyle bir kadro düzeniyle hem de karşında Fenerbahçe varsa ki,  ‘Aziz Yıldırım’ın Samet’i bu kadar zor durumda kalmadı. Nasıl bir anlayıştır, Veli, Olcay, Necip ile sahaya çıkmak. Hepsi de pırıl pırıl genç oyuncular, evet olmalı ama birlikte asla. On maç oynasanız olmaz ki olmaz.

Futboldur, kötü de oynarsınız, şansınız tutmaz, top sevmez, her şey olur. Fakat futbolun gerçekleri vardır… 11 kişilik kadroda üç stoper, üç çakılı santrafor oynatamayacağınız gibi  aynı özelliklere sahip, üç orta saha adamı oynatamazsınız. Fenerbahçe en kötü döneminde olmasa bu maç 8 biterdi ki, şeker ve tansiyonumuz da eklenince tabip ne yapardı…

Ben kendi adıma bu kadar sene Beşiktaş seyrettim, bu kadar acizini görmedim. Samet Aybaba, ‘Beşiktaş’a mutlaka hoca olacam’ dedin ve oldun. Seni seyrederken bu işin olamayacağını bilmek için spor yorumcusu olmaya gerek yok, resmen ağlıyorsun, oyuncun ne yapsın. Q7’yi düşünmüyorsun bari bizi düşün, yol yakınken ayrılalım. ‘Tamam mı Samet’… Sevgiyle.