Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Bir resim, bir hikaye...

15 Temmuz 2014, Salı - 22:09
Sevgili editörüm Nıver Lazoğlu'nun “Pariyazarlar’ın Yazarları” sayfasına kapak resmi olarak kullandığı “Kalem Tutan Eller” fotoğrafı, bende yıllar önce Milano'da poster satan bir mağazanın vitrinindeki reprodüksiyonunu gördüğüm “DUA EDEN ELLER” tablosunu çağrıştırdı. Bugün bu ünlü tablonun ve onu yapan dünyaca ünlü ressamın öyküsünü öğrenmek geldi içimden... Değişik sayfalardan elde ettiğim alıntıları bir araya getirdiğimde ise dramatik bir hikâye çıktı karşıma...

15. Yüzyıl başlarında Nürenberg’de yaşayan, oldukça fakir, on sekiz çocuklu Durer Ailesi’nin erkek çocuklarından Albert ve Albrecht , umutsuz durumlarına rağmen gizliden gizliye bir hayali büyütüyorlardı yüreklerinde... Tek dilekleriydi iyi birer ressam olmak... Fakir ailenin, ikisini birden okutmaya gücü yetmeyince, iki kardeş bildik bir oyunu oynarlar ve yazı-tura atarlar. Kaybeden, maden ocağında çalışarak, kazandığı para ile kardeşini akademide okutacaktır. Bu oyunda şans Albrecht'e güler. Dört yıllık Akademi hayatında çok başarılı olur. Karakalem, suluboya, yağlıboya tabloları hayranlık yaratır.

Mezun olup köyüne döndüğünde, tüm aile fertlerinin katıldığı kutlama yemeğinde, hayallerinin gerçekleşmesine sebep olan kardeşi Albert'e olan minnetini vurgulayan bir konuşma yapar. Sözlerinin sonunda “Şimdi madende çalışma sırası bende... Kazandığım parayla bu kez kardeşim akademiye devam edecek” der. Masanın bir köşesinde, iki elini yanağına dayayarak oturan Albert, gözyaşlarına mani olamayarak ellerini uzatır. “Dört yıldır madende çalışan bu parmaklar, sayısız defalar ezildi, kırıldı. Sağ elimde dayanılmaz romatizma ağrıları var. Bu parmaklar artık fırça tutamaz, benim için çok geç” derken, kardeşinin mezuniyeti için şerefe kalkan bardağı bile tutmakta zorlanır.

Bu buruk konuşma üzerine Albrecht odasına çekilir. Kardeşinin maden ocağında çalışmaktan eğri büğrü olmuş parmaklarını ve kırış kırış avuçlarını bütün detayı ile kara kalem olarak çizer. Dünyanın sayılı müzelerinde portre, karakalem, suluboya, yağlıboya tabloları sergilenir. Hiçbiri ünlü ressamın, kardeşinin fedakâr ellerini resmettiği tablo kadar ses getirmez. Bütün dünyada “Praying Hands-Dua Eden Eller”olarak bilinen, esas ismi “Hands-Eller” olan eserin adı, Albrecht Durer'in ününün önüne geçmiştir.