Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Bir meleğin ardından...

05 Eylül 2015, Cumartesi - 08:38
Kafa dağıtmak için Facebook'da dolanıyorum. Bir resim çıkıyor karşıma; cansız minik bir beden vurmuş kıyıya. Minicik, savunmasız, günahsız bir melek. Resme bakıp öylece kalıyorum.
Gözlerim doluyor, kafamda bin türlü düşünce. Sonra sayfa akışı yenileniyor. Fıkralar, yenilenen profil resimleri, arada yine o cansız minik beden. Dünden beri gitmiyor gözlerimin önünden. Huysuzum, mutsuzum. Neden hala savaş var? Niye canlar ölüyor? Nedir paylaşılamayan?
Evini, yurdunu bırakıp, kaçıp bilmediğin bir ülkeye beş parasız gitmeyi hayal etmeye çalışıyorum. Yüz yıllardır yaşanan katliamları, göçleri, acıları düşünüyorum. Uzaya gidilebilirken günümüzde, hemen her şeye çare varken, vicdansızlığın çaresi yok hayretlerdeyim, isyandayım!
Hayat devam ediyor, işimizde gücümüzde, kendi kavgamızdayız. Her boş kaldığında zihnim, gözlerimin önünde kıyıya vurmuş minik beden... Koşup oynaması gerekirken, kahkahalarla gülmesi lazımken, can vermiş küçük bir çocuk. Çok korktun mu çocuk? Ağladın mı? Ne çok yandı kim bilir canın, nasıl acıdı minicik ciğerlerin? Annen gördü mü çırpınışını? Kendi çırpınırken, canından çok yanmıştır seni öyle görünce çocuk. Ya baban? Diri diri mezara konsa böyle yanmazdı ciğeri babanın çocuk.
Ölme çocuk! Öldün çocuk! Sen öldün, insanlık öldü çocuk!