Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Şimdi
Kağan BayraktaroğluKağan Bayraktaroğlu

Bilinmezi bilmek isteriz...

14 Nisan 2013, Pazar - 00:56
Bilinmezlik, belki de hepimizin ilgisini çeken konuların başında gelir. Bilinmezlik hem merak uyandırırken hem de çoğumuzda derin korkular yaratabilir. Bugünkü yazımda bilinmezlikle ilgili korkularımızın bizi nasıl etkilediğini anlatmak istiyorum. Bilinmezlik korkusu bazı konularda kendi yarattığımız bir hapishanenin içinde tutsak olarak yaşamamıza yol açar. Nasıl mı?
Matrix filminde Neo bulunduğu sanal dünyadan çıkmaya karar verdiğinde ilk başta tereddüt ederek geriye dönmek ister. Her ne kadar özgür olmadığını bilse de eski yaşamı ona daha güvenli gelir. Trinity onu bu kararından vazgeçirmek için ona şu sözleri söyler:
"Sen daha önce aşağıda bulundun Neo. O yolu biliyorsun. Tam olarak nerede bittiğini biliyorsun ve ben senin orada olmak istemediğini biliyorum."
Kendi yaşamlarımızdaki deneyimlerimiz de aslında yukarıda alıntı olarak verdiğim örnekten çok da farklı değildir. Gerçekte hiç istemediğimiz ve nerede bittiğini bildiğimiz yollarda yürümeye devam ederiz. Örneğin aslında hiç mutlu olmadığınız, yıprandığınız bir işte çalışmaya bunları bile bile devam edersiniz. O işi bir türlü bırakamazsınız. Ya da artık tekrar tekrar aynı sorunları yaşadığınız, size değer verilmeyen, sevgi görmediğiniz bir ilişkiyi ısrarla sürdürmeye devam edersiniz. Aslında o ilişki bütün enerjiniz tüketmiş ve sizi kısır bir döngüye hapsetmiştir. Ama bir türlü o ilişkiden çıkamazsınız. Ya da olumsuz duygu ve düşüncelerin size hiçbir faydası olmadığını bilmenize rağmen aynı duygulara ve düşüncelere tutunmayı tercih ederek aynı olumsuzluğu yaşamayı seçersiniz.
Peki, ama neden?  Nasıl oluyor da herhangi bir konuda yıpranmışken, yorulmuşken, enerjimiz tükenmişken hala aynı olumsuz deneyimi yaşamayı seçiyoruz.
İşte bilinmezlik korkusu burada devreye girer. Yaşadığınız herhangi bir deneyim istediği kadar olumsuz olsun sürekli aynı deneyimi yaşadıkça o duruma alışmaya başlarsınız. Zihniniz tekrarla o olumsuz deneyimde kendine güvenli bir alan yaratır. Bir bakıma artık kişinin sığındığı liman aslında içinde hapsolduğu olumsuz bir deneyimdir. Kişi bu durumdan çıkmak istediği zaman, anında bir bilinmezlikle karşılaşır. Çünkü o deneyim olmadan özgürdür, artık sığındığı limandan ayrılan kişi sonsuz özgürlüğe doğru yelken açarken aynı zamanda bilinmezlik korkusuyla karşılaşır. Zihin kendi kendine “Ben şimdi ne yapacağım der” Çünkü yaşadığı deneyim olumsuz olsa bile tutunduğu bir şeyler vardır. Orası bilindik olduğu için gerçek dışı bir güven hissi yaratır.
Çok uzun süreler hapishanede kalan mahkûmların tahliye olduktan sonra özgürlük korkusundan dolayı tekrar suç işleyip hapishaneye döndüğünü belki duymuşsunuzdur. İşte buralarda sürekli olarak bilinenden çıkıp, bilinmezliğe adım atmanın korkusu devreye girmiştir. Bilinmezlik korkusu aslında zamanda var olan zihnin varlığını sürdürmek için yarattığı sanal bir korkudur. Çünkü zihin geçmiş ve gelecekte yaşar, onun için bilinmezlik bir tehdittir. O yüzden eskiyi bırakmakta zorluk çeker. Çünkü geleceği geçmişe göre planlayarak kendine tutunabileceği belirli bir yaşam yaratır.
Örneğin şu anda olumsuz bir deneyim yaşıyorsanız, o deneyimi şimdiden geleceğe doğru çoktan planlamışsınızdır. Ancak o olumsuz deneyimin hayatınızda artık olmadığını düşündüğünüzde artık bir geleceğiniz olmaz yani bilinmezlik devreye girer. İşte bu da korkunun sebebidir. Olumsuz bir deneyim yaşıyor da olsak yarını bilmek isteriz. Yarını bilmemek bilinmezlik yaratır ve bu da korkunun kaynağıdır.
Thich Nhat Hanh, bu konuyu çok iyi açıklayan şu sözleri söylemiştir.
“İnsanlar acılarını serbest bırakma konusunda zorluk çekerler. Bilinmezlik korkusu yüzünden, alışmış oldukları acıyı yaşamayı tercih ederler.”
  Uzun süredir artık size hiçbir faydası olmadığını düşündüğünüz, yıprandığınız bir deneyiminiz varsa sadece durup bir bakın. Nasıl o duruma alışkanlık yüzünden tutunduğunuz fark edin. Bu durumu yaşamaya devam ederek aynı olumsuz döngüleri mi yaşamayı tercih edersiniz, ya da özgür olmayı mı? Biliyorum bilinmezlik korkutucudur ama daha korkutucu olan istemediğiniz bir deneyimi yaşamaya devam etmektir.