Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Beşiktaşlı, adam gibi adam sever...

28 Ocak 2013, Pazartesi - 01:39
Pantolonun altında eşofman..
Ayağımda 2 çift üst üste yün çorap..
İki kazak, bir mont üstünde parka..
Ellerimde eldiven..
Boynumda kaşkol..
Bir cebimde kar başlığı, diğerinde yedek eldiven..
Ve gökyüzünden yere inen minik minik beyaz kar taneleri..
Arena’nın durumu böyleydi işte..

Maç başlarken, “Pruvanız neta, rüzgârınız kolayına, denizleriniz sakin olsun..” diyorum..
Bu maçta “Ya herro ya merro” durumu var..
Ancak neticesi, her iki takım için de "Müthiş"! olacak..
Ben ikinci seçenek “Merro” olmasını isterim..

İsterim istemesini de ilk gol GS’den geldi..
Bu kadar erken gol yenir mi anam babam? Daha dakika 3..
Beşiktaş’ta inanılmaz bir kademe hatası..

Melo yerde yatıyor, Galatasaray atak yapıyor. Topu Beşiktaş kapıp karşı atağa kalkınca da hakem oyunun durduruyor..
Olmuyor ama hakem bey olmuyor..!!
İlk yarı 2-0 bitince “Maç beklendiği gibi gidiyor” dedi biri bana devre arasında..
Güldüm sadece..
Oysa biz umut ederiz..
Umut ederiz, ki son saniyeye kadar bu yüzden umudu sönmez Beşiktaşlının..
Kalbimin yoldaşıdır umut..!!

İkinci yarı kar yağışı yoğunlaştı..
Hava ağır ağır “ağırlaşmaya” doğru dönüyor gibi derken Beşiktaş’ın golü geldi..
Fark bire indi..

Ve Melo, Oğuzhan’a tükürünce kırmızı kartı gördü..GS artık 10 kişi..
Melo tükürdü ya, muhtemelen “İki gözüm önüme aksın ki tükürmedim, ağzımdan bilinmeyen bir sıvı çıktı, KAR TANESİDİR O” diyecektir..
Bilinmeyen bir sıvı..(!!)
Bakın, bu çok önemli bir tespittir..
(Hukukçu olacak çocuklara, “Sakın siz böyle şeyler yapmayın” demek adına..)
Bilinmeyen sıvı ya, adı üstünde bilinmediği için mevcut cezası da hafifleyecektir..
Çünkü; artık bir içtihat kararı vardır.
Hukuk tarihine (Spor hukuku açısından), bir futbolcunun hakemin yüzüne “Şak” diye gönderdiği o “Beyaz” şeyin adı “Bilinmeyen sıvı” olarak geçti ya...
Bu da öyle “Bilinmeyen sıvı” ya da “Tükürürken içine geri çekmiş” olacaktır belki de..
Öyle yok, yağma Hasan’ın böreği değil bu..
Tabii, futbolcuya tükürmenin cezası ölçüsü farklı, hakeme tükürmenin farklı..
Ortak nokta ise “Bilinmeyen Sıvı..(!)”dır ha..

Dışkı olsa “Bilinen sıvımsı katı madde” diyecekler..
Çünkü, tükürük gibi değil, çarptığı yere lönk diye yapışacak ya..
Yerden alınıp sıvama da yapılabilir..
Ona kılıf bulamazlar.. Çünkü onun kılıfı henüz icat edilmedi..
Bu yüzden bilinen bir madde o..
İşte o harbi yasak..(!!) Dışkı yok, dışkı.. Bilinmeyen sıvıya devam ama..

İşte, daha önceleri birilerini kurtarma adına Türk futbolunun içine edildiği nokta budur.. Neyse..
Sneijder çılgın bir destekle sahaya girerken, aklıma Samet hoca geldi..
“Oğuzhaın’ı ve Dentinho’yu ilk yarı niye oyuna almadı” diye..

Bu arada, ‘Sneijder, Sneijder’ diye şişirilen bence tam bir patates transfer..!!
Beşiktaşlılar adım attırmadı valla..
Beşiktaş’ın transferi ise daha vahim..
Hani çocuğun yabancı dil öğrenmesini istersin, önce küfürleri öğrenir ya..
Ya da birisinin işi öğrenmesini istersin, işi öğrenmeden işin “Puştluğunu” öğrenir ya..
Onu gibi işte..
Dentinho’nun hareketleri durumu böyle gösterdi..
Hele bir pozisyon vardı ki..
Tamam kendisine faul yapıldı..
Hakem düdüğü çaldı.
Adam hakeme baktı.. (Dentinho)
Düdükten 3 saniye sonra kendini yere bir daha attı..
Ne diyeyim ki sana anam babam, ne diyeyim..
Daha Türkiye’ye gelmeden neler de öğretmişler sana..
Yazık sana!
Hem de ilk maçta bunları yapıyorsun..(Arkasından bir daha yaptı, onu da yazmıyorum)
Bak, kulağına küpe olsun.. Beşiktaşlı adam gibi adamı sever..
Bedavadan atılan golle gelecek puana, sevinmez Siyah-Beyazlı..

Futbol olarak hiçbir numaranın olmadığı bu gece de böyle bitti..
Neyse, tatsız tuzsuz bir geceydi ama ikinci yarı Galatasaraylıların yaşadığı korku, sanırım sezon sonuna kadar yeter onlara.. Bu da bana avuntu olarak kalsın..
Neden avuntu? Çünkü tarih, 3 puan alanı “Yenen” olarak yazacak da ondan..

Gecenin en güzel ve unutulmaz 2 hareketi vardı Arena’da..
1’incisi, Holosko’nun vurulmuş gibi yere düşüşü..
2’ncisi, GS’li taraftarların faule maruz kalan oyuncudan daha çok “Oooo” demesiydi..

OC, kaçsın bakalım bu gece de..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..

AĞIR NOT: Bir elimiz sosyal medyada ya, “Fark atarız” diyerek beni kızdırmaya çalışan sıkı Galatasaraylı Umut Veis’e “Yenemeyeceksiniz.. En kötü anında bile dirilir Kara Kartal.. Çünkü, Kartal kalkar, dal kalkar..” yanıt verdiğimde “Bu gece futbolun adaleti, hakemin ‘Allah'ı’ olsun istiyorum sadece.. Her türlü sonuca saygı duyarım o zaman üstat..” diyordu Baturalp..
Sonra yine aynı Baturalp’in, “Futbolun ve hakemin adaleti ile uğraşmak yerine ‘Samet Beybaba faktörünü düşünsene’ diye niye uyarmadın beni üstat :)” diye bana mesaj atması Beşiktaş için günün özetiydi bence..