Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Beşiktaş için sıradan bir maçtı...

23 Ağustos 2013, Cuma - 00:40
Sevgili taraftarlar,
Maçın sonucu sizi üzmesin..
Yenilmiş olabiliriz!
Ama beyzadeleri İstanbul’a da bekleriz..
Gelirler görürler, hanyayı da Konya’yı da..!!
Bir trafik kazası oldu hepsi bu!
Neyse,
bu mektubu yazarken ben, öncelikle sizlere saadetler diliyorum..
Satırlarıma başlamadan önce küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öper, bütün ergen arkadaşlara da özellikle selam ederim..
Selam etmezsem eğer, bilirim ki ergenler kalayı basacaklar buraya doğru..
Paraya kıyıp maçı satın aldım bilesiniz..
Üye olunan TV’ye ekstre 25 TL ödedim.
“Haşırt da bilekbord” diye buna deniyor işte..
Siz, “Kol böreği” de diyebilirsiniz!
Kod adı ise: Mecburi soygun..
Maçın başlamasına 10 dakika kala öyle hızlıydım ki..
O haldeyken bi’görseniz beni, eliniz titrer, kalbiniz yumuşar, gözleriniz yaşarırdı...
Eminim, iki gözünüz çeşme olurdu..
Televizyonu aç, maçı satın al, bilgisayarı kur..
Bunları yaparken bendenizdeki seriliğe tanık olsaydınız şayet, inanın‘Kuzey’in oğlu” da kim, “İşte rüzgarın oğlu bu..” derdiniz.. Ağlardınız!
Bu arada, bi baktım ki evde kimse yok..
Tak şimşek çaktı beynimde..
Doğru, “Nöbetçi Bakkala”..
Nefes nefese girmişim bakkaldan içeri..
Onca kattan aşağıya nasıl indim, “Nöbetçi Bakkala” nasıl gittim,. nasıl yukarı çıktım..
He vallah, ben de biliyorum..
Ama azim bu ya, saat tam 21.00, ben TV karşısındayım. Dakka kaçırmadım..
Beşiktaş için sıradan bir maçtı bu.. (X)
Bu yüzden yenip, gelmesi lazımdı çocukların..
Ama gazozuna oynasak yenmek isterim!
Bu yüzden, Almeida golü attığı zaman ben masaya öyle bir vurmuşum ki..
(Ben anımsamıyorum)
Masa sizlere ömür yani..!!
Artık ona kimse “Yemek Masası” diyemez..
Hatta ‘Bir zamanlar bu yemek masasıymış’ bile diyemez..
O derece hani..
Adamlar dandik nedenli bir penaltıdan gol buldular ya
ben gözlüklerimi düşürmüşüm sinirden!
Sivok’un hatasından ikinci golü atsalar da ben gayet rahattım inanın..
Bu arada, “Nerede bu gözlükler?” diye aranırken bi’şi düştü yere..
Bir şişe olmalı..!!
İçindeki gitti, yer yedi onu..(!)
“Mundar olma” diye buna denir?
Bu arada, bu burnundan konuşan spikerlere de bayılıyorum doğrusu..
Ikınarak konuşuyorlar ya..
İnsanda tarifsiz bir boşluk hissi uyandırıyorlar..
Belki de bu yüzdendir anlamsız gülüşlerim..
Sevgili taraftarlar,
Mektubuma devam ederken hatırlatmalıyım,
Beşiktaş’ın maçı Kuzey Kutbu dolaylarında idi..
Bir ara heveslensem de nasip olmadı..,
Hatta“Helsinki’den servise binersin Norveç’e doğru” bile dediler.
Benim bir arkadaşım var.
Adı Zeynel.
Dış dünyacı! Dünya dışı varlıkları kastetmiyorum ha!
Boru değil 40 yıl Avrupa’da kaldı.
Ona, “Çok uzak mı Norveç!?” diye sorduğumda,“Şayet Norveç kızlarına adres sorma bahanesiyle konuşmaya dalarsan, uçağı kaçırabilirsin.. Ancak kolayı var, o durumda binersin bir belediye otobüsüne..!!”dedi..
Şimdi ne diyeyim ben ona!
Beni sarıyo.. Belli!
Ne bellisi, besbelli..
Saçları lüle lüle olduğu için ona inanmadım tabii..
İnanacak da değildim hani..
Bu gece de manşet çıktı ama..
Çünkü Beşiktaş’ın böyle bir takımı yenmesi sıradan bir haberdi..
Ancak Beşiktaş’ınböyle bir takıma yenilmesi, büyük haberdir ve “Manşettir..”
Tamam kabul ediyorum, ilk 30 dakika sahayı yakıp yıkan Beşiktaş 60 dakika kayıptı..
Bu tuhaf gecede satırlarıma son verirken, bir kez daha Beşiktaş 2-1 yenildi diye üzülmeyin!
Sahi ya Beşiktaş’ın oynadığı takımın ismi neydi..!!
Mektubumu bitirirken,
Amcamgillere, yengemgillere, teyzem kızına, hala oğluna, dayı çocuklarına, ÇARŞI’ya, selam ve sevgilerimi yollarım..
Ha, şayet ‘Beni sual eden olursa, şeker söyleyin, bal söyleyin..’!
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..