Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Yakamoz
Cem Yalçın BayerCem Yalçın Bayer

Bana benden daha yakın, daha yabancı...

14 Ekim 2012, Pazar - 16:18
Muazzez Abacı’nın muhteşem sesinden içime işleyen bir şarkı var. İsmini bilmiyorum ama beni etkileyen sözleri şöyle; “bana benden yakın, bana yabancı içimde dolaşan gezen biri var”.

Sizin hiç oldu mu? İçinizde dolaşan ve bir an size en yakın bir an ise tanıyamadığınız en uzağınız oldu mu? Kendinizle çeliştiniz mi hiç? Ben nasıl yaparım bu hatayı dediniz mi? O hatayı yapan diğer beni yargıladı mı vicdanınız hiç?

Bu yargılamalarla geçiyor hayat. Boş veremiyoruz. İç hesaplaşmalar ki hesaplaşmanın en büyüğü. Başkaları ile haklılığımızı ispatlamak için verdiğimiz mücadeleyi kendi iç dünyamızdaki öteki benle vermek çok zor ve ağır. Derinlerde sebepleri, cevapları, haklılığı ve haksızlığı bilerek kendinle mücadele etmek en zoru olsa gerek. Yoruyor insanı.

Bırakamıyoruz kendimizi, iç hesaplaşmaların kıskacı, çemberi, prangaları ve esareti altındayken. Yaşam akıp giderken biz, bizi her yerimizden kuşatmış hesaplaşmalarımız ile ona uzaktan bakıyoruz hem de çok uzaktan. Çoğu zaman imrenerek, hayıflanarak, başkalarını suçlayarak, kendimizi suçlayarak ve bazen suçladığımızın suçlu olmadığını bilerek, inadına, anlamsız bir tutuculuk ve hırsla yapıyoruz bunu.

Yakıyor içimizi, ruhumuzu kısırlaştırıyor. Yine de vazgeçemiyoruz, kabullenemiyoruz hayatın bize verdiklerini, insanların bize yaptıklarını, kendimizin kendimize yaptığını, bırakamıyoruz prangalarımızı. Bırakırsak bizi biz yapan iç çekişmelerimizin yok olmasından korkuyoruz. En derinlerimize sızmış, herşeyi ele geçiren bu anlamsız çekişmelerimizin yok olmasından endişe duyuyoruz. Oysa onlar bizi yavaş yavaş yok ediyor, fark edemiyoruz.

İçimizde dolaşan gezen biri var, onu bir türlü kabullenemiyoruz. Kabullensek bile didişmekten bıkmıyoruz. Huzur denilen şey o yüzden çalamıyor kapımızı. Belki de çalıyor, ruhumuzun gürültüsünden biz duyamıyoruz.....

“Gidemediğim yollarım
Varamadığım hedeflerim oldun sen hep
Sana doğru koştukça uzaklaştığım
Çocukluğumun korkularıydın sanki
Avuçlarımda tuttuğum yüzün
Milyarlarca yıl öteden bakıyor
O kadar yakınımdasın ama
Yorgun ruhumun gürültüsünden sesin duyulmuyor”