Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Azmin mükafatı...

03 Aralık 2014, Çarşamba - 13:17
Otizmli Ayberk‘in yaşam öyküsünü okuduktan sonra kirpiklerimde yaş , dudaklarımda tebessüm kaldı.

Günlerdir yazılarım hüzün kokuyordu. Güleryüzlü bir yazı yazmanın telaşı sardı içimi... Şimdi diyeceksiniz ki "Otizmli çocuk hiç yüz güldürür mü?" Güldürür, güldürür, hatta kahkaha attırır; dahası dans bile ettirir. Yeter ki yüreklerden sevgi eksilmesin... Göstermelik değil de gerçekse eğer, sevginin açamayacağı hiç bir kapı yoktur...

Anne - babası, o henüz üç yaşındayken ayrılan Ayberk, üvey annesi Naciye Hanım'ın yanına geldiğinde yüzde 98 otistik engelliydi. Naciye Hanım, Ayberk’i öylesine sahiplendi ki hiç yılmadan çeşitli taktikler, bitmek bilmeyen sabrı ve sevgisi ile Ayberk’i, fiziki görünüşü yüzde 20 otizmli kalarak normal çocuklarla yaşamını paylaşabilir duruma getirdi. Ana - oğul, oldukça meşakkatli bir yol katettiler. Bu uzun süreçte bir birlerinin elini hiç bırakmadılar. Azmin mükafatıydı, otizmli bir çocuğun fotomodel olması... Ayberk bir ilki gerçekleştirerek otizmli arkadaşlarına umut oldu.

Naciye Hanım'ın ektiği sabır çiçekleri, bir bir açtı hiç solmamacasına... Gerçek annesinin üstesinden gelemediği kader yolunda, Ayberk mutluluğu üvey annesinin sevgisiyle yakaladı.

Tedavisinin olmadığı bilinen otizmin tek tadavisinin sevgi olduğunu bu öykü bize gösterdi. Ayberk sevgiden yana şanslıydı. Tanrı, sevgi cimrisi insanların çok olduğu günümüzde pamuk kalpli bir anne çıkarmıştı karşısına... Hem de bu gerçek annesinin kaderine terk ettiği Ayberk’e sahip çıkan bir üvey anneydi. Daha sıcak bir deyişle; bir melek...

Sadece aile olarak değil, toplum olarak da bu güleryüzlü çouklarımıza sevgiden yana pinti olmayalım. Vereceğimiz sevgi, bize içimizi ısıtan huzur olarak geri dönecektir...

Şimdilerde hayatının en mutlu günlerini yaşayan Ayberk, yaşam merdivenlerini kendisine arkadaş ettiği sevgiyle birlikte, arkasına bakmadan çıkıyor.

Naciye Hanım da topluma sağlıklı bir çocuk kazandırmanın coşkusuyla biricik oğlu Ayberk’le şarkılar söylüyor, dans ediyor. Her geçen gün birbirlerini daha çok severek, kahkahalar atıyorlar.

Hep sağlıkla, hep sevgiyle kalın...

Bugün de hoşçakalın efendim...