Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Meyhaneden
İlia Shestakofİlia Shestakof

Aynı tas, aynı hamam...

18 Temmuz 2011, Pazartesi - 11:07
Aynı tas, aynı hamam........

Aslında bugünlerde içesim var diyip sizlere kutuptaki deve ve şansız eskimodan <olmaz olmaz demeyin nasıl çölde kutup ayısı ve şansız bedevi oluyorsa, bunu da ben uydurdum) bahsedecektim ki, hepimizin mâlumu hain pusu ve yine çöktük. Sonra bir ara düşündüm, bir kaç senedir her yaz aynı senaryo, bir iki gösteri aksiyonu, sonra yine eski tas eski hamam. Gelin isterseniz 2006 Temmuz’ un da ki notlarıma bir göz atalım; bir ölüm haberi üzerine demişim ki :

“............ aradı ve “ Baba öldü “ dedi (<<<-başka aldığım ölüm haberleri de vardı o günlerde)
Bıktım.....
Ölümlerden.....
Küçük ailelerden.....
Dünyada her yerde rastlayabileceğimiz, normal, hayatta fazla şansı olmayan insanların ölüp gitmesinden .....
Televizyondaki haberler (<<<-2006 yaz) şöyle ;
İsrail bombaladı, 40 ad çocuk ölü, 30 ad yetişkin.....
Güneydoğuda 5 şehit.....
Güneydoğuda 4 şehit.....
Güneydoğuda mayına bastılar 4 çocuk yaralandı, 1 çocuk öldü....
Yine güneydoğuda .... şehit....
Diğer tarafta,
Reina dolu, Nevizade dolu, Asmalı Mescit dolu, Bodrum dolu, ......
Sokakta hayat var.....
Diyorum ki bir gün sende öleceksin, aslında bugün ölümü pek düşünmüyorum da, sadece boş işlerle uğraşmaktan bıktım.....”

Diyerek sonunda işi kendi egoizmime getirmişim........
Hadi ben burda amatörce duygularımı, düşüncelerimi ifade etmeye çalışıyorum......
Yorum yapacağım diye “Bende son dakika da bu tür kötü haberlerin gelipte, yapacağım programı planlıyamamanın stresine girmek istemiyorum” diyen profesyonel sunucuya ne demeli, koyun can derdinde kasap et derdinde....(zaten daha pot kırmaya programın başında başladı; mâlum olaydan dolayı siyah giyinen konuklara karizmatik olmuşsunuz diyerekten...... İyi ki konuklardan biri lafı aldı evirdi çevirdi, kendini de eleştirerek mantıklı bir şekilde devam etti....)

Neyse devam edelim.....
2007 Dağlıca Karakolu baskını.....
2008 Aktütün Karakolu baskını.....
2010 Tekeli Karakolu baskını.....
Ve daha niceleri..........
Ne değişti şimdiye kadar.....
Gittikçe de daha karmaşık bir hal aldı.....
Çözüm.....
Benim aklım kendime yetmiyor ki.....
Hem sorunları çözmek milletvekillilerin işi, 11 bin TL’ yi indirirken iyi de iş bu tür problemlere gelince tık yok.......

Facebook’ a bakıyorum; sürü ile başsağlığı mesajı, akabinde daha cenazeler kalktı kalkmadı, hemen ben şurdayım, ben burdayım fotoğrafları, doğrudur ateş düştüğü yeri yakar ama el insaf, adab-ı muaşeret diye bir şey duymadınız mı? hiç...... Sonra vay biz niye böyle bir toplum olduk yakınmaları........ Söyliyeyim çünkü dinimiz imanımız maddiyat oldu........

Şike iddiaları var.......Şikeden çok, alınacak kararların ekonomik boyutlarına bakılıyor.....Bir de, insanı salak yerine koyan Türk futbolunun dünyada geldiği seviyeyi kaybetmemesi vs gibi yüksek kelimeler kullanarak yaptıkları demeçler ile....Avrupa’ nın üçüncü ligi olan İtalya’ nın başına geldi, Juventus’ un başına geldi de prestij mi kaybettiler, siz kimi uyutuyorsunuz. Milyon dolarlar dönen bir TC liginden Avrupa kupalarının ilerliyen safhalarında takım yok bana masal anlatmayın....Futbol, yan sektörleri ile birlikte binlerce kişi istihdam ediyormuşta sonra ne olurmuş muş..... Bakın beyler 90’ lı yılların ortalarında kumarhaneler vardı kapatılacaktı o günler de istihdam konuşuluyordu, 2000 senesinde bankalar battı istihdam gündem de idi, hiçbir şey olmadı....Eskiden diyelim ki 5.000.-TL ile yaşıyorsan, sonra 1.000.-TL ile yaşıyorsun, ama yine yaşıyorsun.....

Çıkın İstanbul sokaklarına bir anket yapın, zengini, fakiri, kaldı ise orta hallisi;                 “ Hayatından memnun musun? Mutlu musun ?” diye bir sorun....Ağız yamultmalar, yarım yamalak cevaplar..... Eskiden belki bir çok şeyimiz yoktu ama mutlu idik, dostlarımız vardı, komşularımız vardı, dedelerimiz, ninelerimiz, amcalarımız, halalarımız, teyzelerimiz, dayılarımı, yeğenlerimiz vardı,...... Tartışmada çıkacak, sevinçte paylaşılacak.....Bayramlar, seyranlar, doğum günleri, isim günleri, nişanlar, düğünler, sünnetler, vaftizler ve bunun motivasyonunu düşünebiliyormusunuz? Sonra gittikçe küçüldük, küçüldükçe yalnız kaldık, yalnız kaldıkça, panik durumu, kendini garantiye alma durumu paraya yöneldik.....Para yalnız yaptığımız hayat kavgasındaki tek dayanağımız..... Paranın olduğu yerde maneviyatta yerlerde sürünür..... Ondan sonra da biz böyle olmuş oluruz diyorum, eğrisi doğrusu eksiki ile nâcizane benim fikrim.....

Bu hafta da böyle oldu.....
Şehitlere Allah’ tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum.....