Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Ayak direyeceksin...

27 Ekim 2013, Pazar - 03:29
Her karanlık kendi sabahını,
her sabah kendi içinde karanlığını taşır.
Bu yüzden,
her siyah kendi içinde beyazı,
her beyaz da kendi içinde siyahını barındırır..
Doğanın kanunudur bu!
Leonardo da Vinci'nin ise kıskandığı tek eserdir o!
Taklidi yapılamaz çünkü..
Ol nedenden dolayı da yeniden doğacaksın haksızlıklardan..
Yeniden yeniden yeniden!
Hatta her türlü ölümlerden..
Bu gece böyle bir geceydi işte..
Hakemler de haksızlık yapsa, gizli bir el komplo da kursa, şairin dediği gibi
“Yaşamakta ayak direyeceksin”
Böyle diyerek seyrettim Beşiktaş’ın Manisa Akhisar’daki maçını..
Beşiktaş’ın defansı ilk yarıda “Çaylak Fırtınasına” yakalandı!
Çaylak Fırtınasına..!!
Adı Çaylak maylaktır ama perişan eder hazırlıksız yakalanan adamı..
Öyle oldu ama imdada Oğuzhan yetişti de “UMUT” ateşi yeniden yandı..
Almeida’nın golü ile yeniden diriliş başladı.
Hayat böyledir işte, asla pes etmeyeceksin..
Hele Beşiktaşlıysan hiç etmeyeceksin!

İnanılmaz bir tempoda seyreden maçı seyrederken bazen ne yapacağımı şaşardım.
Heyecandır bunun adı!
Zaten, hayat demek, heyecan demek değil midir?
Gerçi Beşiktaşlıların hayatı biraz üst seviyede “Heyecandır” ya..
Yani, stres ve kalp hastalığı Beşiktaşlının “milli” hastalığıdır..
Ben son anlarda sanırım nefes almayı unuttum!
Maç bittiğinde göğsüme elimi götürdüm kontrol ettim
“Nefes alıyor muyum, almıyor muyum” diye.
Şimdi diyecekler ki, “Maç süper oldu” diye..
Olur tabii..
Hakem kuralsız maç yönetirse maç süper de olur, müper de olur..!!
Kaç futbol dışı hareketi es geçtiğini vicdanında sorgulayacak!
Ama büyük takımsan hakem makem deyip ağlamayacaksınız.
3-3 bitti ama bu maç bir “Diriliş” maçıydı..
Aynen öyle oldu..
Çok pozisyon eridi gitti.
Ama bu gece Beşiktaş yeniden dirildi!
Şunu söylemem yazım:
3-1 geriye düşüp galibiyeti kaçırmak hocası geri gelen Beşiktaş için DİRİLİŞTİR!
Ama “Ah Bilic usta, Atiba ile başlayacaktın Atiba..” dedim hep içimden.
İlk yarı o “Çaylak Fırtınasına” tutulmasaydı defans, durum çok farklı olurdu elbet..

Neyse..
Unutmayın,
Beşiktaşlı demek, hayatın onca haksızlıklarına rağmen "Üstü kalsın" demektir..
"Üstü Kalsın..!"

Giden iki puan olsun.
Bakın size son bir şey daha söyleyeyim:
Denizciler kadının güzelini,
içkinin sertini,
balığın tazesini,
takımın da hasosunu sever..!!
YANİ,
Denizin tuzlusu,
kadının alımlısı, 
takımın da Siyah- Beyazı makbuldür...
Bence yani..!!

PEKİ, MAÇTA NELER OLDU!

İlk yarı ceza sahası içinde Akhisarlı oyuncunun eline top çarptı.
Buz gibi penaltı idi..
Beni “Ama Hakemmmm Bey..! Hey.. hey..!” diye bağırtın ya..

Oğuzhan’ın varlığı ve müthiş “akışı” golü getirdi Beşiktaş’a.
Oğuzhan’ın ara pasıyla bir anda kaleciyle karşı karşıya kalan Olcay golü attı.
Bir metre sağ açıktaki Almeida “Bana at bana at” dedi alma Olcay kendi vurdu kaleye..
Arkasından, bazen Almeida ilkokul çocuğunun atacağı bir golü kaçırdı.
Atsaydı fark 2 olacaktı. Olmadı.
Kısa bir süre sonra Akhisar’ın golü geldi!
Allah için şık bir gol..
Bana göre bal gibi ofsayttı!
Arka arka gelen Akhisar golleri Beşiktaş’ta şok yaşatsa da Oğuzhan’ın golü umutları yeşertti!
Almeida’nın kafa golü 3-3 yaptı durumu..
Kaleci bir şey yapamazdı yere çarptırarak attı hınzır!
Artistik olarak yere düşüp, çimlerde çırpınan Akhisarlı gencin rolünü pek beğendim doğrusu.
Uganda’da bile bu pozisyona penaltı vermezlerdi çocuğum..
Bilic, Kerim ve Mustafa Pektemek’i oyuna soktu.
Bilic’in yerinde ben olsam Almeida’yı bi’güzel döverdim..(!)

En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..