Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Cafe keyif
Cengiz PalaCengiz Pala

‘Aşkımız renklere, sizlere değil’…

08 Temmuz 2011, Cuma - 00:50
Biz o asil renkleri sevdik, o formaları, oyuncularımızın terinin son damlasına kadar akıttıkları galibiyetlere, şampiyonluklara sevindik.Yenildiğimiz maçlarda, kaybettiğimiz kupalarda üzüldük ama ne o bizi terketti ne de biz ‘O sevda’yı…

Çocuklukta başladı o sevgi. Necmi Mutlu’lar, Sabri Dino, Zekeriya Alp, Sanlı Sarıalioğlu, Yusuf Tunaoğlu… Yakın zamandan da Metin-Ali-Feyyaz’lar, Ziya, Atom Karınca Rıza’lar. Hoca’larımız Abdullah Gegiç, Gündüz Tekin Onay, Gündüz Kılıç, Gordon Milne’ler yer etti hafızalarımızda.

Beşiktaş’a sporcu olarak da, yönetici olarak da hizmet eden Şeref Görkey’ler, Hakkı Yeten’ler ve de Süleyman Seba… İlkeli, ahlaklı ve de anlatılmaz, yaşanır ‘Beşiktaş’lılık’ duruşlarıyla bize bu takımı daha da çok sevdiren büyüklerimiz…

Bizden sonraki nesillere işte bu ‘Beşiktaş’lı’ duruşu kalmalı, hak edilmeyen kupalar değil. Bizim yöneticimiz kendi sporcusunun ilkeli, ahlaklı ve de zeki olanını yetiştirmeli. Rakip oyuncuya ‘Sen bizim maçta oynama, seni bizim takıma alacağım’ dememeli, böyle kazanılan maçları, şampiyonlukları kabul etmemeli.

Ben o kupayı asla kabul etmiyorum, biz o renkleri sevdik. Hani o Kayahan’ın söylediği ‘Siyah-Beyaz film gibi biraz’ şarkısında söylediği. İşte biz o renkleri sevdik, hak edilmeyeni istemedik, hak ettiğimizi aldık. Rakipler dalga geçti ama biz, ‘Şeref’li ikinciliklerle’ övündük, yine de övünürüz…