Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Şimdi
Kağan BayraktaroğluKağan Bayraktaroğlu

Arınmış, yaşanmışlıklar...

18 Mayıs 2012, Cuma - 20:28
Korkusuz Yaşam
Daha önce yazdığım “Işığından korkan uçamaz” ve “Ötesine geçmek” başlıklı yazılarımda korku konusuna farklı bakış açılarıyla değinmiştim. Bugünkü yazım da yine korku duygusu ile ilgili. Aslında dünyadaki yaşamı büyük resme bakarak değerlendirdiğimizde korkunun insanları en çok etkileyen duyguların başında olduğunu görebiliriz.
  Toplumların sürekli korku halinde yaşaması en çok sorguladığım konulardan birisidir. Çünkü örneğin şu anda bu yazıyı okurken yoğun bir korkunuz olmayabilir ama zihninizin derinliklerinde tetiklendiğinde hemen devreye girebilecek korkularınız vardır. Ölüm korkusu bütün insanların her an var olan ama fark etmedikleri bir duygudur. Mesela bulunduğunuz yerde deprem olduğunda ya da yolcu koltuğundayken uçak türbülansa girdiğinde çok sakinken bir anda ölüm korkusunu derinden hissetmeye başlayabilirisiniz. Diğer bir örnek insanlar tarafından onaylanmama korkusu olabilir. İşyerinde normal bir rutinde çalışırken herhangi bir çalışandan kötü bir söz işitmek bir anda onaylanmama korkusunu tetikleyebilir. Böylece insanların sizi sevmediğini ya da insanların kötü olduğuna dair sonuçlara varabilirsiniz. Farklı bir örnek de yine herkeste var olan yaşamdaki kontrolü kaybetme korkusu olarak adlandırılabilir. Örnek olarak işten çıkarılan bir kişi bir anda maddi anlamda zorluk yaşamaya başlayabilir. Böylece, yaşamında kontrolü kaybetmeye başladığını hissederek aşırı endişe haline girebilir. Burada örnekleri çoğaltabilirim ama buradaki amacım korku duygusunun fark edilmediği anlarda bile insanların yaşamlarında ne kadar ön planda olduğunu göstermek. 
  Buradaki en ilginç durum birçok insanın korku duygusu ile sürekli kontrol altında olmasıdır. Bu yüzden de çoğu insan kendi potansiyellerinin çok altında yaşamlar seçerler. İnsanların içindeki gizli korkular davranışlarını ve seçimlerini etkileyerek bir bakıma duruma razı olmalarına yol açabilir. Aslında çevrenizi bir az incelediğinizde ne kadar çok insanın olumsuz koşullarda olmasına rağmen durumlarına razı olarak yaşadığını fark edebilirisiniz. Çünkü daha kötü olur korkusu ya da yukarıda bahsettiğim çeşitli korkular düşünce ve davranışlarımızı etkiler. Tabi burada bahsettiğim sahip olduklarımızı görmezden gelmek, daha çok istemek ya da şükretmemek değil. Burada işaret ettiğim konu özellikle olumsuz durumlarda korkunun insanı nasıl kısır döngüde tuttuğu ile ilgili.
Bir an için bütün korkularınızdan arındığınızı düşününün. O zaman yaşam çok farklı olmaz mıydı? Onaylanmama korkusundan, ölüm korkusundan, güvende olmama korkusundan arınmış bir yaşam herhalde sonsuz özgürlük olarak tanımlanabilir. Korkulardan arınmış bir yaşam sürmeye başladığınızda hayat sizi değil siz hayatı kontrol etmeye başlayabilirisiniz. Hem de hiç çaba sarf etmeden. Yazımı Shakespeare’den bir alıntıyla tamamlarken hepinize tüm korkulardan arınmış özgür yaşamlar diliyorum.

“İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.”            
William Shakespeare