Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eski Sandık
İmre Gaffaroğullarıİmre Gaffaroğulları

Anı donduran "usta"ya...

18 Ocak 2014, Cumartesi - 15:33
Dünyayı bir kareden resmetmek, ne maharet ne ustalık isteyen bir uğraş. O anda söze ve satırlara hiç ihtiyaç duymadan hayatın hikayesini bir çırpıda sunabilmek izleyenlere...
Bakmak ve görmek arasındaki farkı yakalayan gözlere sunulan bir hazine.
Alıp götürmek yaşatmak o karede ki yaşamları dışarıdan bakanlara. Tanrım ne  büyük bir nimet bahşedilmiş ustaya ünvanını  kazandıran o bakış. Anadolu insanının her anını siyah beyaz minicik bir kutunun içinde rengarenk ve ve bir o kadarda zengin anlatabilemek .Hiç bir sözcük bile dökülmeden  ağızdan.
Bir gemi  lumbuzundan uzanan  hüzünlü bir eli hiç bırakmamacasına  tutan baş örtülü bir kadın. Neyin vedası bilinmez ama izleyenin  engin hayal gücüne koca bir senaryo yazdırır eminim.
Sonra simsiyah geceye ışıklarını yakmış uzaklaşan şirketi hayriye vapuruna  veda eden sırt sırta vermiş iki sandalyede mi hayatın yükü bilinmez, yada karlı bir istanbul gününde  Ayvansaray a yol alan sabahçı işçilerini  taşıyan Mavnada mı bu işin sırrı bilinmez.
Bildiğim içine alıyor sizi o kareler o zamanda yaşamamış dahi olsanız bile ve  siz hayatınızda hiç siyah beyaz bir fotograf ın  negatif film banyosundan kart a aktarılmasına kadar geçen o meşakkatli yolu bilmesenizde, içiniz de baharlar açıyor izledikçe .
Sır usta da diyorsunuz içinizde sessizce .Hadi be uyan ustam aç da  gözlerini çık Babali yokuşundan kendine has o değişmeyen duruşunla, hiç de renkli olmayan bu dünyaya bir kare daha ver aydınlat bizleri mahrum, mahsun  birakma.
Umutla ve  dualarımızla bekliyoruz..
17.01.2013