Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

An gelir, ömrünün hırsızıdır...

10 Ekim 2014, Cuma - 21:33
Türk Edebiyatı ve düşünce dünyasının en önemli isimlerinden, romancı, deneme yazarı, gazeteci, senarist, eleştirmen, özetle büyük şair Attila İlhan, 15 Haziran 1925'te İzmir'de doğmuş... Orta ve lise öğrenimini İstanbul'da görmüş... Gerçek bir Nazım Hikmet hayranı olan Attila İlhan, lisede mektuplaştığı kız arkadaşına yazdığı aşk mektubu yakalanınca okuldan uzaklaştırılmış... "Türkiye'nin hiç bir yerinde okuyamaz" diye belge verilmiş... İki ay hapis yatmış...

Daha sonra çıkan aftan yararlanarak önce İstanbul Işık Lisesi'ne kaydolmuş, oradan mezun olunca da İstanbul Hukuk Fakültesi'nde yüksek öğrenimine başlamış... Dünya şairimiz Nazım Hikmet'i kurtarmak için düzenlenen eylemlere katılmak için zaman zaman Paris'e gitmiş...

1948 yılında üniversite den mezun olmuş... Tanınmış bir çok gazetede köşe yazarlığı yapmış... Çalışması bununla sınırlı kalmamış elbet... Şiir yazmak ona inanılmz keyif veriyormuş... Sayısı belirsiz şiirlerini kitaplarda toplamış. İşte bazıları; Duvar (ödüllü), Sisler Bulvarı,Tutuklunun Günlüğü, Kimi Sevsem Sensin... Ve daha pek çoğu...

Romanlarının sayısı da hayli çoktur; Fena Halde Leman, Kurtlar Sofrası, Sokaktaki Adam ve diğerleri...

Kartallar Yüksek Uçar, Yarın Artık Bugündür gibi televizyonda dizi olarak yayınlanan eserleri de büyük ilgi görmüştür...

xxxxxxx

11 Ekim... Türk Edebiyatı ve sanat âleminin ölümsüz ismi, yeri hiç bir şekilde doldurulamayacak değerli şair Attila İlhan' ın Ölüm yıldönümü... Bu özel günde onu, şiirlerinden dizelerle analım dilerseniz...

xxxxxxx

"Sana gelirken hep ellerim ceplerimde gelirdim....

Olur ya aşkımın elleri üşümüştür;

Avuçlarımda ısıtırım diyerekten..."

xxxxxxx

"Acıların umutları yok ettiği anda,

Umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan,

Ben hep o bildiğin adresteyim..."

xxxxxxx

Ve dillerden düşmeyen, hepimizin anılarında yer eden ünlü dizeleri:

"Ben sana mecburum, bilemezsin...

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum,

Büyüdükçe büyüyor gözlerin,

Ben sana mecburum, bilemezsin..."

"An gelir, paldır küldür yıkılır bulutlar, 

Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet,

O eski, o eski heyecan ölür, 

An gelir, biter muhabbet, şarkılar susar hefes kalmaz"

Bir başka köşede buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın efendim...