Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Allah'tan sarışın kıvırcık saçlı değil!

01 Aralık 2013, Pazar - 01:37
Biz gazeteciler TARİHİN TANIKLARIYIZ..
Olmayana, ‘OLDU’; olana, ‘OLMADI’ diyemeyiz..
Unutmayın, ‘Tanrı, eğri çizgilerle bile, doğru yazar..’! (x)
İşte bu yüzden, büyük kitlelerin gönüldaşı Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın tarihteki bulaşmasına tanıklık yapmamak olmazdı..
Stadın tam karşında köfte ayran yaptıktan sonra doğru içeri!
Bol kırmızı pul biber ve kekik mutlaka attırın, kokoreç gibi oluyor.
Ayran içmeseniz de olur, çünkü 2.5 TL alıyorlar adamdan!
Taraftarları, Gezi Parkı olaylarında dayanışma gösteren iki takımın aylar sonra ilk randevusuydu bu!
Bakalım ne olacaktı!?
Tabii Beşiktaşlı bazı oyuncular sahaya çıkınca statta keskin bir “Yuh” sesi..
Ve arkasından o meşhur küfürlü tezahürat..
Beşiktaş’ın marşının çevrilmiş hali hani!
Anlaşılacağı üzere “Gezi Ruhu, Tuz ruhu”ydu..!!
Rekabet tam gazdı yani.
Aha şuraya yazıyorum ama,
Oğuzhan, Fernandes ve Gökhan oynasın, gerisi topu taca atsın, Beşiktaş galip çıkardı bu geceden!
Eminim, Fenerbahçe’nin hocası muhtemelen takımı ileriye yığacak, arkaya atılan her top Beşiktaş için altın nimet olacaktı..
Bana göre tabii..
Tabii Cüneyt Çakır’ı unutmamak lazım..
Fırat Aydunus ve zat-ı alileri Beşiktaş’ı çook yaktı çok..!!
Maç başlamadan önce “Hababam Sınıfı” derlemeleri yapıldı..
Teneffüs zili bile çaldılar..
Bugün maşallah Atom Karınca gibiyim vallah..
Sosyal medya üzerinden hem Viyana’daki Zeynel’e, hem de stattaki Oğuz’a, hatta yanımdaki Kenan Başaran’a bile laf yetiştiriyorum..
Demek ki bu gece güzel olacak, derken Beşiktaş’ın golü geldi.. 1-0 oldu
Bu gole şöyle sevinelim derken Fenerbahçe durumu 1-1 yaptı.
Tam “Zil çaldı” Fenerbahçe teneffüse çıktı derken, Beşiktaş da “teneffüse” çıktı!
Beşiktaşlı oyuncunun hayatını bitirmecesine bilerek baldırına basan Meireles’in atılmasıyla 10 kişi kalan Fenerbahçe, o kadar kolay bir gol buldu ki.. 2-1 oldu..
Beşiktaş bir kez daha “teneffüse” çıktı.
İlk yarı gol düellosu vardı!
Almeida’ınn attığı golü gördünüz mü?
Gördüyseniz mesele yok, görmediyseniz seyretmelisiniz.. 2-2 olunca
“Teneffüs” sırası Fenerbahçe’deydi..
İlk yarı 1 dakika uzatıldı, Almeida’nın 90’a giden şutu durumu 3-2 yaptı.
İlk yarı Beşiktaş sağ kanttan doğru dürüst gelmedi..
Serdar Kurtuluş’un durumu çok komikti..
Düşünsenize Sürekli eli havada olan bir adam..
“Bana top atın” deyip durdu garibim ama bir Allah’ın kulu onu görmedi.
Kapatılan bir tren istasyonun boşuna tren bekleyen şefi gibiydi..:))))
Eli havada bir aşağıya bir yukarıya gitti ama, hücumda kimse ona top atmadı!
Nafile tren bekleyen istasyon şefi gibiydi Serdar Kurtuluş kardeşim..
Olsun, bir gün raylar döşenir sana da top atarlar..
İkinci yarı Fenerbahçe’nin baskısı ile başladı!
Beşiktaş’ın ne yapıp ne edip,  bunu savurması gerekiyordu!
Sakatlanan Veli’nin yerine Necip girdi.
Necip’i formasından tutan Caner değil de Necip’e sarı kartı gösterdi Cüneyt Çakır!
İkinci sarıdan attı, böylece oyunu dengelemiş oldu..
Bu onun göreviydi! O da yaptı!
Böyle bir pozisyonda Necip’e kart gösteren hakeme bence bakkallık yapmalıdır!
Bir de defteri olur, orada istediğine istediği kadar “kanıttırır” artık..
Emenike’nin ceza sahası içinde Sivok’a yaptığı koyu kırmızı kart değil de nedir Allah aşkına!
Sarı verdi Cüneytciğim..
Bundan sonra senin de adın “Sarı Cüneyt” olsun!
Necip’in çıkmasıyla Beşiktaş adeta “çözüldü..” tabii.
Maçta oyuncu dengesini sağladı bir kere Cüneyt Çakır!
Ve Fenerbahçe’nin 3. golü ile Beşiktaş “teneffüse” çıktı.. 3-3
Maç 4 dakika uzatıldı..
Beşiktaş aldığı maçı, haksız kırmızı bir kart sayesinde berabere bitirdi.
Fenerbahçelilerin Beşiktaş ile berabere kalan oyuncularını bağırlarına basmaları da güzeldi.
Alkış yağmuruna tutulan Fenerbahçeli futbolcular sahayı öyle terk ettiler.
Fernandes’in tel tel döküldüğü gecede Bilic yine yanlış yaptı!
Atiba’yı yanlış yerde oynattı..
Oysa Atiba’yı ortada oynatacaktı..
Ben buna “Korkaklık” diyorum..
Hatta Atiba’yı sağ bek oynatsaydı maçı kesin kazanırdı.
2 gol, ilk yarı terk edilmiş tren istasyonun şefi Serdar’ın kanadından geldi..
Amanın ya, bu bölümler Tolga Yenigün ya da İsmail Er’in maç kritiği analiz alanı!
Fenerbahçe’den okumak isterseniz; e o zaman, Ahmet Ercanlar’ı okuyacaksanız.
Doymadım diyorsanız Kenan Başaran’ı hatim edin..
Ama maçın edebiyatı, şiiri, felsefesi, mizahı, aşkı, hicvi ya da cımbışı kimde cımbışı!?
Bende..
E böyle gerilimi yüksek gecelerde yüksek edebiyat da olmuyor canım!
Geldi yanıma spor dünyasının başarılı sarışın güzeli Figen oturdu!
Hadi bakalım, buyur buradan yak!
Ne yazacaksınız şimdi, hadi söyleyin!
Nasıl edebiyat yapacaksınız.
O kadar kişi varken, bu güzel sarışın kız, sen gel benim yanıma otur!
Allah’tan sarışın kıvırcık saçlı değil!
Muzaffer Tayyip Uslu olsan ne yazar ki..
“Figen gol geliyor mu..?”
Figen çekirdek yiyor..
“Figen orada ne oldu?”
Figen kraker yiyor, kendi notlarını alıyor ama!
İçimden “Ben bu çocukları meşhur etmeyecektim, etmemeliydim” diyorum..
İçten değil elbette.. “Kızgınlıktan..(!!)”
Edebiyat yapamıyorum çünkü..
E, Figen de benim talebem..
Hem de çok sevdiğim.. Arkadaşım!
Neyse, bu gece için Fenerbahçe ile birlikte “Teneffüse” çıktık deyin..
Bir FB bir BJK çıktı “teneffüse”, hava almak için değil tabii..
Anlaşılan o ki suç bende ama..
Ben, bir gece önce eksik “TOTEM” YAPMIŞIM ki, maç berabere bitti!
O son kadehi içmeliydim..(!):))))
Ha; bu arada, Motta’nın ellerine göğsüne götürerek kendini koruduğu pozisyona penaltı diye itiraz eden varsa, ben onlarla tartışmam bile.. O futbol cahilidir..
Bozuk saat bile günde iki defa doğru gösterir.
Hakem de burada doğru karar verdi!

En Kalbi Muhabbetlerimle..

En güzel günler sizlerin olsun!

Ben CAN; Orhan Can..