Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Doğal
Kamil TezgelKamil Tezgel

1, 2, 3...

30 Ocak 2013, Çarşamba - 18:20
Ellerim cebimde aylak,aylak eve doğru  yürürken promili yüksek bir akşamda
attım  bir tekme de yoldaki  ezilmiş konserve kutusuna.
Gitti  tangır,tungur gecenin kör karanlığında sokağın bir köşesine.
Belki de çıkan sesten rahatsız olan mahalle sakinleri bana küfür etti..Oysa küçükken de tekme atardım konserve kutusuna Hasanpaşa Gazhane bahçesinde kukalı saklambaç oynarken....
‘’Saklambaç  oynayan kaleye mum diksinnn ‘’diye bağırıp, toplanırdık bütün çocuklar.
Açılan avucun içinde toplanırdı işaret parmakları 1, 2, 3  kapanırdı avuç. İçerde kalan parmak ebe olur,arkasını dönerek başını  yaslardı bir dut ya da incir ağacına başlardı saymaya...
1, 2, 3 . . . . . . . . . kırkdokuzz,elli...Önüm,arkam,sağım solum sobe...
Saklanamayan ebe..

Dağılırdı herkes çil yavrusu gibi Gazhane bahçesine...
Seçerdik  sağda solda saklanacak ne kadar gizli yer  varsa..
Hatta kavga ettiğimiz bile olurdu bu yerler için..Paylaşamazdık koca bir bahçeyi.
Bazen de saklanma işini abartırdım...
Uymazdım‘’Elma dersem çık  armut dersem çıkma’’cümlesine..
Koşardım haymana beygiri gibi gazhane bahçesin de ta ki annem ya da teyzem beni çağırana kadar..
Tabi hemen eve gitmezdik..

Ya bakkal Fahri’de alırdık soluğu,ya da Niyetçi teyzede.
Ama genelde ikisine de giderdik..
Birinde Çamlıca gazozu, diğerin de leblebi tozu muhteşem bir ikili olurdu..
Kaç kere boğulma tehlikesi geçirmişimdir nefes nefese o leblebi tozunu yerken bilemem...
Tanırdı herkes birbirini bilirdi o zamanlar..Bir de aynı yerde aynı ortak arkadaşlar ile oynayıp da  yıllar sonra ‘’tesadüfün iğne deliği ‘’ dedirtecek şekil de karşılaştığın insanlar da oluyor.
Bu da işin güzel tarafı,konuşuyorsun ne var ne yok eskide..Her ne kadar bu yaşlanmakta olduğunun
Bir belirtisi olsa da mutlu oluyor insan çocukluğunun o anlarını bir nebze de olsa yaşarken...
Hadi o zaman ne duruyoruz  ‘’Saklambaç Oynayan Kaleye Mum Diksin’’  diyerek,
Atalım yine yaradana sığınıp bir tekme o konserve kutusuna . . .
Belki yine bir ya da birkaç anı çıkar gelir o konserve kutusunun içinden  çocukluktan geriye  kalan . . .
Aynı bana olduğu gibi . . .
İncir ağacı, dut ağacı ya da boğazda kalan bir leblebi tozu.